Danıştay Kararı 2. Daire 2022/3285 E. 2022/4626 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3285 E.  ,  2022/4626 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3285
Karar No : 2022/4626

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İzmir ili, Bayraklı ilçesi, … Caddesi, … nolu adresde kayıtlı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın 218 m²’lik kısmının konteyner yapı koymak, tel örgü çekilmek ve tente yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 16/06/2015-15/06/2020 tarihleri arasındaki dönem için tahakkuk ettirilen ecrimisil ihbarnamesine yapılan itiraz üzerine düzenlenen 114.541,80-TL tutarlı, … günlü, … sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı yapılan 31/05/2021 günlü itirazın, reddedilmesine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın süreaşımı nedeniyle reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Anılan karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin olarak verilen kesin kararın temyiz edilmesi üzerine; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararıyla; dava konusu işlemin 114.541,80-TL’lik miktara ilişkin olduğu ve 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca

2022 yılı için yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenen 261.000,00-TL’lik temyiz edilebilme sınırının altında kaldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, yedi (7) gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken yeni bir işlem olduğu, bu doğrultuda davanın süresinde açıldığı, kurum müdürüyle yapılan görüşmeler sonucu yazılı cevabın beklendiği, emsal nitelikteki yargı kararlarına aykırı karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…, K: …sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…sayılı kararıyla kabul edildiğinden, adli yardım isteminden dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesi 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde gerekçe yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Temyiz başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, “temyiz edilebilecek kararlar”; “açılan davanın konusu” esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların, temyiz edilebileceği kurala bağlanmış;
2577 sayılı Kanun’un Ek 1. Maddesinde; ” Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinden, konusu belli bir para olan ” idari işlem” hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; açılan davalardaki iptali istenilen ” işlemin konusu miktar”a göre yapılacağı hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin de davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan dava değeri esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırların yıl itibariyle yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurulması açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Anılan madde hükümleri uyarınca, bu 2577 sayılı Kanun’da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından davanın açıldığı 20/12/2021 tarihinde, dava değeri 192.000,00-TL üzerinde açılan davaların temyize tabi olduğu görülmüştür
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin 114.541,80-TL’lik miktara ilişkin olduğu, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, davacının anılan karara karşı yaptığı temyiz başvurusunun ise dava konusu işlem miktarının 2577 sayılı Yasanın 46. maddesi uyarınca 2022 yılı için yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenen 261.000,00-TL’nin altında kaldığı, bu nedenle miktar yönünden temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı belirtilerek temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istemiyle, temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.
Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” kurallarına yer verilerek, 2577 sayılı Kanun’dan farklı olarak; nihai karara bağlanmış ve Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar dışında, tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin olan 7. maddesindeki parasal sınırın dava açıldıktan sonra da değişmesi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun’da, temyizen incelenecek davalar yönünden geçerli olan ve yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde bu tür bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
Bu durumda; davanın açıldığı 20/12/2021 tarihinde temyiz parasal sınırının 192.000,00- TL, dava değerinin ise 114.541,80-TL olduğu ve davanın açıldığı 2021 yılındaki temyiz parasal sınırının altında olduğu görüldüğünden; temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun’un 46.maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile gerekçe yönünden Daire kararına katılmıyorum.