Danıştay Kararı 2. Daire 2022/3395 E. 2022/5702 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3395 E.  ,  2022/5702 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3395
Karar No : 2022/5702

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yönetim Kurulu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacı adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerinin tahsili amacıyla düzenlenen … günlü, … sayılı ve 1.907.353,80-TL tutarlı ödeme emrinin, … takip dosya numaralı ve 239.807,74-TL tutarlı ikinci kaleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin …. günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine hükmedilmiş olup; bu kararın davacı tarafından istinaf yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…. sayılı kararla; davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Dairenin bu kararının kesin olduğu ve temyiz yoluna açık olmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yedi (7) gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, temyiz isteminin reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dört ayrı davayla iptali istenilen aynı ödeme emrinde yer alan ecrimisil bedelleri toplamının 1.907.353,80-TL olduğu ve bu bedelin de temyiz sınırı olan 261.000,00-TL’nin üzerinde yer aldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen ….günlü, E:…, Temyiz No:…. sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, “temyiz edilebilecek kararlar”; “açılan davanın konusu” esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların, temyiz edilebileceği kurala bağlanmış;
2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinden, konusu belli bir para olan “idari işlem” hakkında açılan davalarda verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46/1-(b) maddesi uyarınca temyize tabi olup olmadığı değerlendirmesinin; açılan davalardaki iptali istenilen “işlemin konusu miktar”a göre ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan dava değeri esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırların yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama süresine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurulması açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Davanın açıldığı 04/09/2019 tarihinde, dava değeri 144.000,00-TL üzerinde açılan davaların temyize tabi olduğu görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerinin tahsili amacıyla düzenlenen … günlü, … sayılı ve 1.907.353,80-TL tutarlı ödeme emrinin, … takip dosya numaralı ve 239.807,74-TL tutarlı ikinci kaleminin iptali istemiyle açılan davada, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kesin olarak reddi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddi kararının, temyizen incelenerek bozulması istemiyle, temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde; “Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.

Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” kurallarına yer verilerek, 2577 sayılı Kanun’dan farklı olarak; nihai karara bağlanmış ve Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar dışında, tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin olan 7. maddesindeki parasal sınırın dava açıldıktan sonra da değişmesi kabul edilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun’da, temyizen incelenecek davalar yönünden geçerli olan ve yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde bu tür bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
Bu durumda; davanın açıldığı 04/09/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00-TL, dava değerinin ise 239.807,74-TL olduğu, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.