Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/560 E. , 2022/4908 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/560
Karar No : 2022/4908
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Su ve Kanalizasyon İdaresi (…)
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde 1. dereceli Müşteri Hizmetleri ve Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı kadrosunda görev yapan davacı; daire başkanlığı kadrosundan alınarak 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali (parasal) hakların işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek özel nedenlere dayalı kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı; … Büyükşehir Belediyesine bağlı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün yönetimi konusunda belediye başkanlarına verilen görev, yetki ve sorumluluklar göz önüne alındığında, kendilerine çok yakın, gerektiğinde onun yetkilerini devralan ve onun adına hareket eden daire başkanlığına atama konusunda kanunla tanınan takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiğinden; … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 1. dereceli Müşteri Hizmetleri ve Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı görevini yürüten davacının 1. dereceli uzman kadrosuna naklen atandığı, atamada aylık müktesebinin gözetildiği de görüldüğünden, Kanun hükümleri uyarınca memurların naklen atanmaları konusunda davalı idarenin sahip olduğu takdir yetkisi doğrultusunda, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davalı idare bünyesinde daire başkanlığı kadrosunda bulunan davacının, görevinde yetersizliğine/başarısızlığına yönelik bir tespit bulunmadığı gibi bu yönde bir iddianın da bulunmadığı, daire başkanlığı görevini yürütürken işlediği iddia edilen fiillerden dolayı açılan soruşturma sonucunda da, mesaiye gelmeyen personele fazla mesai yazarak kurumu zarara uğrattığı iddiasına yönelik olarak, olayda eksik/usulsüz işlem bulunmadığından bahisle davacı hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği; kuruma ait aracı özel işlerinde kullandığı iddiasına yönelik olarak ise, söz konusu fiil sübuta erdiğinden bahisle neticede uyarı cezası verilmiş ise de, söz konusu cezanın ve cezaya konu fiilin niteliği ve ağırlığı ile … Su ve Kanalizasyon İdaresi Memur Disiplin Kurulunca “Yapılan değerlendirme sonucunda; …’un çocuğunun kaza geçirmesi nedeniyle içerisinde bulunduğu ruh hali ve psikolojik durumu ile sağlıklı düşünememesi dikkate alındığında ve aracın yakıtının bahsi geçen personel tarafından karşılandığı tespit edildiğinden, ayrıca adı geçenin özlük dosyasının incelenmesi neticesinde herhangi bir ceza almadığının tespiti nedeniyle” şeklinde yapılan tespit ve değerlendirme bir bütün olarak dikkate alındığında, bu cezanın/fiilin de davacının daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığından, tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına göre, anılan işlemden dolayı yoksun kalınan mali (parasal) hakların da, hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali (parasal) haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının mesaiye gelmeyen personele fazla mesai ücreti ödenmesini sağlayarak kurumu zarara uğrattığı iddiasına yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde ceza almamış olmasının, davalı idarenin bundan sonraki işlemlerinde bu soruşturma hiç yapılmamış gibi davranması gerektiği sonucunu doğurmayacağı; olayda soruşturma için yeterli şüphe olsa da, kesin delillere ulaşılamadığından, durum davacı lehine yorumlanarak davacıya ceza verilmediği; ancak, konuya idare hukuku ilkeleri ve teamülleri açısından bakıldığında, bu durumdaki bir yöneticinin görevinin başında kalmasının sakıncalı olduğu; diğer taraftan, kuruma ait hizmet aracını özel işlerinde kullanması nedeniyle davacıya kınama cezası verilmişse de, davacının itirazı üzerine cezanın uyarma cezasına dönüştürüldüğü; bu nedenle, davacının görevinde değişiklik yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından; davalı idarenin kişisel bir husumetten kaynaklanan garezle hareket ettiği ve takdir yetkisinin sınırlarını zorlayarak dava konusu işlemi tesis ettiği, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Teşkilat ve personel” başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında; “Daire başkanları, Teftiş ve Kontrol Kurulu Başkanı ve 1 inci Hukuk Müşaviri Genel Müdürün teklifi, yönetim kurulunun kararı ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının onayı ile, müdürler, teknik elemanlar, avukatlar, müfettişler, daire başkan yardımcıları ve doktorlar Genel Müdürün teklifi üzerine Yönetim Kurulu kararı ile, İSKİ’nin diğer personeli Genel Müdür tarafından atanır.” hükmüne yer verilmiş; anılan Kanun’un Ek 5. maddesinde de, bu Kanun hükümlerinin diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı kurala bağlanmış olup, davacının daire başkanlığı kadrosundan alınmasına ilişkin Yönetim Kurulu Kararını, aynı zamanda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olan DİSKİ Yönetim Kurulu Başkanının, her iki sıfatını kullanarak imzaladığı anlaşıldığından, bu husus dava konusu işlemi kusurlandırılacak nitelikte bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
… Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde 1. dereceli Müşteri Hizmetleri ve Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı kadrosunda görev yapan davacı tarafından; daire başkanlığı kadrosundan alınarak 1. dereceli uzman kadrosuna atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile işbu işlem nedeniyle yoksun kalınan mali (parasal) hakların işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 1984 yılında mezun olduğu, 1985 yılında … İlköğretim Okulunda öğretmen olarak göreve başladığı, 1994 yılında … Belediyesine Belediye Başkan Yardımcısı, müteakiben 2019 yılında … Genel Müdürlüğü emrine daire başkanı olarak atandığı ve 13/12/2019 tarihinde başladığı daire başkanlığı görevine dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin, davacıyı görevden alma ve başka bir göreve atama konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karara yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali (parasal) haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile onama yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.