Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2017/2676 E. , 2021/3096 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/2676
Karar No : 2021/3096
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesaplarına … tarih ve … ile … tarih ve … sayılı bildirimler uyarınca uygulanan e-hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2007 ila 2009 yılları çeşitli dönemlerine ilişkin muhtelif vergi borçlarının 2009 yılı itibariyle tahakkuk ettirildiği, beyana dayanan ve ihtilafsız kesinleşen vergilerin tahsili için ödeme emirleri düzenlendiği, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ancak 6111 sayılı Yasa kapsamında 12/03/2011 tarihinde borçların 18 taksit halinde ödenmek üzere yapılandırıldığı, taksitlerin aksaması nedeniyle 20/11/2012 tarihinde tecilin iptal edildiği, davacının tecil sürecinde 31/05/2011 tarihinde matrah arttırdığı, 2007 yılının Ekim ila Aralık dönemlerine ait muhtelif vergilerin de 2012 yılı itibariyle tahakkuk ettiği, 2011 ve 2012 yılında tahakkuk eden bu vergilerin tahsili için davalı idarece sırasıyla 10/10/2013 ve 24/04/2013 tarihli iki ödeme emrinin düzenlenerek tebliği üzerine davacının bu kez 6552 sayılı Yasadan yararlanarak 25/11/2014 tarihli yapılandırma ile hem ilk tecile konu 2009 yılı tahakkuklarını hem de 2011 ve 2012 yılı tahakkuklarını 18 taksitte ödeyeceğini taahhüt ettiği, yapılandırma nedeniyle davalı idarece bir kısım alacaklardan vazgeçildiği için davacının vergi borçlarının 69.801,26.-TL tutarında vergi aslı ve 29.295,75.-TL tutarında gecikme zammı olduğu, davacı tarafından 4.868,76.-TL vergi aslı ödemesi ve bir miktar da gecikme zammı ile tecil faizi ödemesi yapıldığı, taksitlerin aksaması üzerine 05/11/2015 tarihi itibariyle ikinci tecilin de iptal edildiği, davacının yaptığı ödemelerin borcundan mahsup edilerek idarece vazgeçilen alacakların tekrar ödenecek duruma geldiği ve bu nedenle de tecilin iptal edildiği 05/11/2015 tarihi itibariyle davacının 119.083,88.-TL tutarında vergi aslı, 33.753,34 TL tutarında gecikme zammı borcunun da bulunduğu ve borç ödenmediği müddetçe de gecikme zammının arttığı, ikinci tecilin iptalinden sonra son durumda davacının borcunun ne kadar olduğunun ve bunun hangi kalemlerden oluştuğunun davacıya bildirilmesi için herhangi bir ödeme emri tanzim edilmeden doğrudan banka hesabına haciz konulduğu olayda, dava konusu vergilerin zaman aşımı süresi içerisinde tahakkuk ettirildiği ve ihtilafsız şekilde kesinleştiği ve davacının talebi üzerine 2011 ve 2014 yıllarında iki defa yapılandırıldığı ve bu süreçte davacı tarafından bir kısım ödemeler de yapılmış olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının zaman aşımı iddiasınının yerinde olmadığı, davacı tarafından iki defa yapılandırılan kamu borçlarının zamanında ödenmediği için yapılandırmadan kaynaklı avantajlarını kaybettiği, bu nedenle de ikinci tecil döneminde yapılandırılan vergi aslı borcu 69.801,26 TL tutarında ve bu dönemde gerçekleştirilen vergi aslı ödemesi de 4.868,76 TL tutarında olduğu için vergi aslı borcunun davacının iddia ettiği üzere 65.000,00.- TL civarına düşecek olmasına rağmen, tecilin iptali nedeniyle idarece vazgeçilen alacakların tekrar ödenecek duruma geldiği ve bu nedenle de 2. tecilin iptal edildiği 05/11/2015 tarihi itibariyle vergi aslı borcunun 119.083,88.-TL olarak gerçekleşmiş olduğu ve tecile ilişkin yükümlülüklere riayet etmediği görülen davacı adına bu aşamaya kadar gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak borcun ve bu borca ilişkin gecikme zammının tahsili için ikinci tecilin iptalinden sonra doğrudan haciz yoluna gidilemeyeceği, muaccel hale gelen borç miktarı hakkında bilgilendirilmek üzere davacıya bir ödeme emri gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu e-hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı olan borçların davacının beyanı üzerine tahakkuk ederek ihtilafsız kesinleştiği, kesinleşen kamu alacağının davacı tarafından farklı tarihlerde birden fazla kez yapılandırıldığı, kısmi ödemeler yapıldığı, ikinci tecilin bozulması neticesinde davacı tarafından ödenen tutarlar düşülmek suretiyle bakiye kalan borcun hesaplandığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının vergi borçlarının 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve alacağa ilişkin yeni ödeme planı çıkartılarak bir kısmının ödendiği, ödeme koşullarının ihlal edilmesi üzerine ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesaplarına e-haciz uygulandığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği ya da zamanaşımına uğradığı hakkında yedi gün içinde itirazda bulunabileceği hüküm altına alınmıştır.
6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 73. maddesinin (10). Bendinde ise bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az (2014 takvim yılı için bir) taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılacağı, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla (2014 takvim yılı için birden fazla) taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu e-hacizler Vergi Mahkemesince, kamu alacağının tahsili için ikinci tecilin iptalinden sonra doğrudan haciz yoluna gidilemeyeceği, muaccel hale gelen borç miktarı hakkında bilgilendirilmek üzere davacıya yeniden ödeme emri gönderilmesi gerektiği yolundaki yargı hükme esas alınarak kaldırılmış ise de haczin konusunu oluşturan beyan üzerine tahakkuk ederek ihtilafsız kesinleşen kamu alacağının tahsili için yapılandırma öncesinde davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği ve davacı tarafından bizzat matrah arttırımında bulunulduğu ve söz konusu kamu alacaklarının davacı tarafından yapılandırılmasıyla hacze konu borçtan haberdar olunduğu açıktır.
Bu nedenle 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırılan vergi aslı tutarlarının davacının bilgisinde olması ve anılan Kanunda tecilin iptal edilmesiyle davacıdan takip edilebilir hale geldiği tartışmasız olan borçların davacıdan takibine yeniden ödeme emri düzenlenmek suretiyle başlanmasını gerektiren bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, yazılı gerekçeyle dava konusu haczin kaldırılması yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi Kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.