Danıştay Kararı 3. Daire 2019/1083 E. 2022/4309 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/1083 E.  ,  2022/4309 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1083
Karar No : 2022/4309

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Otomobil Fabrikası Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihracat istisnasından doğan 2015 yılının Eylül, Kasım ve Aralık dönemleri ile 2016 yılının Ocak ve Şubat dönemlerine ait katma değer vergisinin iadesi talebiyle ilgili olarak, genel imal ve genel idare giderlerine isabet eden yüklenilen katma değer vergisi hesaplanırken maliyet üzerinden oranlama yapılması sonucu bulunan iade edilecek katma değer vergisinin, idarece hasılat oranlaması üzerinden yapılan hesaplamayı aşan kısmın iadesine bloke konulması üzerine, bloke konulan 1.413.765,29 TL’lik kısmın yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, genel imal ve genel idare giderlerine isabet eden katma değer vergisinin hesaplanmasında maliyet üzerinden oranlama yapılarak katma değer vergisi tutarının hesaplanması gerektiği belirtilmişse de iade uygulaması bakımından Katma Değer Vergisi Uygulaması Genel Tebliği’ne göre genel giderlerle aynı kapsama alınan ve dolaylı yüklenim olarak kabul edilen ve iadeye konu mal veya hizmetin temel girdisini oluşturmayan genel imal ve genel idare giderlerinin iadeye konu işleme isabet eden katma değer vergisinin hesaplanmasında istisna işlem bedelinin toplam teslim bedeli içindeki payı yani hasılat oranlamasına tabi tutularak hesaplama yapılması yerinde olduğundan, davalı idare tarafından tesis edilen bloke işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Genel imal ve genel idare giderlerinin yapısı gereği üretimin tamamıyla ilgili olması dolayısıyla bu giderler için yüklenilen katma değer vergisinin tam olarak tespit edilmesi mümkün olmadığından, ihracat istisnası nedeniyle iade konusu yapılacak katma değer vergisi hesabında genel imal ve genel idare giderlerine isabet eden payın bulunmasında Maliye Bakanlığı tarafından hangi dağıtım yönteminin uygulanacağı konusunda bir düzenleme de bulunmaması nedeniyle mükellefler faaliyet konularına, üretim şekillerine ve muhasebe programlarına göre en uygun dağıtım yöntemini tercih edebilecek olup istisna kapsamında bulunan ve indirim yoluyla giderilemeyen iade konusu yapılacak katma değer vergisinin hesabında genel imal ve genel idare giderlerine isabet eden ve davacı tarafından satılan mal maliyeti anahtarı kullanılarak bulunan katma değer vergisinin satış hasılatı anahtarı kullanılarak bulunması gerektiğinden bahisle anılan dönemlere ilişkin olarak iadesi istenilen 1.413.765,29 TL’lik tutara bloke konularak iade edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra işlemin iptaline ve iadesi istenen tutarın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının hesaplama şeklinin, idarelerinin sistemlerindeki Genel Esaslar Kontrol 32 segmentinde hata verdiği, yani yüklenilen katma değer vergisi listesindeki iade işlem türü esasında belgenin kullanım oranının beyannameden hesaplanan orandan yüksek olduğu dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.