Danıştay Kararı 3. Daire 2019/1857 E. 2022/4045 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/1857 E.  ,  2022/4045 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1857
Karar No : 2022/4045

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Petrol Ürünleri Gıda Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2014 yılına ilişkin muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, asıl borçlu şirketin 12/09/2013 ile 03/04/2014 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu, dava konusu ödeme emirlerinin beyan üzerine tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen vergi ve ferilerini içerdiği, … takip numaralı ödeme emri içeriği, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …ve …takip dosya numaralı kamu alacaklarının ödeme tarihlerinde davacının kanuni temsilci olmadığı, …, …ve …takip dosya numaralı kamu alacaklarının ise davacının kanuni temsilcilikten ayrıldıktan sonra verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettiği, …takip numaralı ödeme emrinin …takip dosya numaralı kamu alacağının ödeme döneminde; süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergilere ilişkin …, …, …ve …takip dosya numaralı kamu alacağının normal beyan ve ödeme dönemlerinde, …ve …takip dosya numaralı kamu alacağının ise beyan ve ödeme dönemlerinde davacının kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığından, değinilen kamu alacaklarının davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, …takip numaralı ödeme emrinin …ve …takip dosya numaralı kamu alacağı yönünden ise her ne kadar süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler olsa da normal beyan döneminde davacı kanuni temsilci olduğundan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; …takip numaralı ödeme emrinin …ve …takip dosya numaralı kamu alacakları yönünden dava reddedilmiş, ödeme emirleri diğer kısımları yönünden iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun mükerrer 35. maddesinde ise, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının temsil yetkisinin 03/04/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sona erdiği ve bu durumun 30/04/2014 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayımlandığı, asıl borçlu şirket tarafından 2014 yılına ilişkin olarak verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi nedeniyle kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ödeme emrine konu borcun ilgili olduğu dönemde yetkisi devam eden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.