Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2449 E. , 2022/4039 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2449
Karar No : 2022/4039
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2012 yılında bir kısım gayrimenkul satışları için fatura düzenlemediği yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporu done alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre sonraki yıla devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltılmasına yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacı tarafından, “Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesi, … ada … parsel”de kayıtlı 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin … isimli kişiye gerçek bedelinin altında satıldığından bahisle söz konusu taşınmazların satış tarihindeki emsal bedellerinin takdir yoluyla tespiti yoluna gidildiği, takdir komisyonunun 24/02/2017 tarihli kararıyla … Derneği’nden alınan bilgi ve bilirkişiden temin edilen rapor esas alınarak anılan taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin 2.207.952,00TL olduğu yönünde emsal bedel belirlenerek taşınmazların satışı için düzenlenen 169.491,52-TL fatura bedeli düşülerek 2.038.460,48-TL için fatura düzenlenmediğinin saptandığı, davacı adına tanzim edilen vergi inceleme raporunda, değinilen vergi tekniği raporu doğrultusunda katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden oluşturulması sonucunda Aralık 2012 döneminden sonraki döneme devreden 1.038.659,64TL katma değer vergisi tutarının 365.142,60TL azaltılarak 673.517,04TL olarak düzeltildiği, Mahkemelerince uyuşmazlığa konu edilen taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin tespiti için yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlarından 3 bağımsız bölüm no’lu işyerinin ara sokakta olduğu ve ticari hareketliliği göz önünde bulundurularak m2 birim değeri 5.000,00TL kabul edilerek 111 m2 olan taşınmazın değerinin 555.000,00TL, 4 bağımsız bölüm nolu işyerinin Şeyh Adil Caddesi’ne cepheli olduğu ve ticari hareketliliği göz önünde bulundurularak m2 birim değerinin 7.000,00TL kabul edilerek 28 m2 olan taşınmazın değerinin 196.000,00-TL olarak hesaplandığı, takdir komisyonunca emsal bedel tespitine esas alınan inşaat mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin ana taşınmazdaki konum ve alanlarının hatalı hesaplandığı sonucuna varıldığı, davalı idarenin, taşınmazların yüz ölçümlerinin eksik ya da hatalı hesaplandığı, davacının ise bilirkişi raporunda taşınmazlar için belirlenen m2 fiyatının yüksek olduğuna ilişkin itirazları bilirkişi raporundaki tespitleri kusurlandırıcı nitelikte olmadığından yerinde görülmediği, Mahkemelerince uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunan bilirkişi raporunda gösterilen bedel üzerinden davacının 03/10/2012 tarihinde satışını gerçekleştirdiği taşınmazlar için 751.000,00TL (… no’lu parsel için 555.000,00TL, … no’lu parsel için 196.000,00TL) fatura düzenlemesi gerekirken sadece 169.491,52TL fatura düzenlediği sonucuna varıldığından yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosu uyarınca Aralık 2012 döneminden devreden katma değer vergisi tutarının 104.671,58TL azaltılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin bu tutara isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, fazlasına ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi Mahkemesi kararında emsal bedel tespitine esas olan teknik bilirlişi raporunda dava konusu taşınmazların bulunduğu 3 ve 4 no’lu bağımsız bölümlerin ana taşınmazdaki konum ve alanlarının hatalı hesaplandığı belirtilmişse de idare tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda hesap hatası yer almadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilkderece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.