Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2942 E. , 2022/3870 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2942
Karar No : 2022/3870
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Isı Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
(Eski unvanı … Isı Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi)
İSTEMİN KONUSU : … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ihracat faaliyetleri kapsamında yurtdışında belgesiz hiçbir harcaması bulunmadığı halde 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında götürü gider olarak dikkate alınan tutarın re’sen tarhiyata konu edilmek üzere kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği ve iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan … Vibracoustic Titreşim Elemanları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait hisse senetlerinin satışından kaynaklanan 10.936.626,55 TL tutarın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi gereğince %75’inin istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Kanun’un 40. maddesinin 1. fıkrasında, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceğinin herhangi bir ispat şartına bağlı olmaksızın kabul edildiği, götürü gider indirimi için belge ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatının gerekmediği, 5520 sayılı Kanunun “İstisnalar” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik kısmının, satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi ve istisnadan yararlanan kısmın satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilmeden ve işletmeden çekilmeden pasifte özel bir fon hesabında tutulması şartıyla kurumlar vergisinden müstesna olduğu, şirketin 19/12/2008 tarihinde iktisap etmiş olduğu … Vibracoustic Titreşim Elemanları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin hisselerini 18/12/2013 tarihinde sattığı, satıştan kaynaklanan menkul kıymet satış karını kurumlar vergisi beyannamesinde “Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları,” satırında göstermek suretiyle mali karından indirdiği, kurumlar vergisi beyanının tasdikine yönelik olarak düzenlenen Yenimli Mali Müşavir raporunun vergi dairesince tetkiki neticesinde konunun farkedilmesi üzerine şirket temsilcisince Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendinde düzenlenen istisnadan yararlanmak amacıyla beyan edilecek iken sehven yanlış maddede bildirim yapıldığının belirtildiği, sonrasında 01/10/2014 tarihinde kazanç fon hesabına alındığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği istisna kazanç tutarını pasifte özel bir fon hesabına almadığı, ilgili özel hesap döneminde söz konusu istisnaya ilişkin olarak yeminli mali müşavir tasdik raporu düzenlenmemesi sebepleriyle 5520 sayılı Kanun’da yer alan istisna koşullarına riayet edilmediği, belgesiz giderlere ilişin herhangi bir yan delil de sunulamadığından götürü gider indiriminden yararlanılmasının da mümkün olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Götürü gider için herhangi bir belge yahut ispat şartı bulunmadığı, iştirakin satışından doğan kazancın dağıtılmayarak fona alınmasına ilişkin yönetim kurulu karar tarihinin 27/03/2014 olduğu, 30/04/2014 tarihinde belirtilen meblağın 2013 yılı karlar hesabından pasifte öz sermaye hesabının alt hesabı olan “542-Olağanüstü Yedekler” Hesabı’na alındığı, pasifte olağanüstü yedek akçeler hesabına alınan kazancın pasifte öz sermaye hesabının alt hesabı olan özel fonlar hesabına alınmasının ise 01/10/2014 tarihli olduğu, 2014 yılı faaliyet raporunda da bu meblağın 2014 yılı başında fona alındığından ortaklara dağıtılmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun gerekçesinde düzenlemenin amacının şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi olduğu belirtildiğinden ve olayda, söz konusu istisna kazanç tutarının kurum dışına çıkarıldığı yahut dağıtılmış kâr olarak değerlendirildiğine ilişkin idarece yapılmış bir tespit de bulunmadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi