Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3107 E. , 2022/3194 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3107
Karar No : 2022/3194
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … ve … Anonim Şirketinden alınamayan 2012 ve 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 30/03/2011 ile 22/01/2013 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağı ile … takip numaralı ödeme emrinin 7 ve 18 plaka tutanak nolu kısımlarında yer alan kamu alacağı yönünden alacağın doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemde kanuni temsilcilik sıfatı bulunduğundan değinilen kamu alacakları nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği, … takip numaralı ödeme emri içeriği diğer kamu alacaklarının ilgili olduğu dönemlerde ise kanuni temsilcilik sıfatı sona erdiğinden takibinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 7 ve 18 plaka tutanak nolu kısımları yönünden dava reddedilmiş, … takip numaralı ödeme emrinin kalan kısmı ise iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davacı tarafından, dava konusu ödeme emirleri içeriği alacaktan sorumlu olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının asıl borçlu şirkette bir dönem kanuni temsilcilik yaptığı, davacının sadece verginin ödenmesinden değil verginin doğmasından da sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.