Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3239 E. , 2022/3708 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3239
Karar No : 2022/3708
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. ….
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Gıda Nakliye Petrol Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 ila 2014 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, asıl borçlu şirkette %51 oranında ortaklığı bulunduğu, bu durumun İslahiye Noterliğince düzenlenen … tarih ve … sayılı hisse devir sözleşmesi ile sabit olduğu dikkate alındığında, 3 takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 4 takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan 6736 sayılı Yasa kapsamında matrah artırımından kaynaklanan 2016 yılına ilişkin alacağın 3 takip numaralı ödeme emrinde de yer aldığı anlaşıldığından mükerrer olarak düzenlenen 4 takip numaralı ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle 3 takip numaralı ödeme emri yönünden dava reddedilmiş, 4 takip numaralı ödeme emri ise iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı, hisse devrinin geçerli olması için tescil ve ilan edilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, asıl borçludan tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı için davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.