Danıştay Kararı 3. Daire 2019/3808 E. 2022/3253 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/3808 E.  ,  2022/3253 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3808
Karar No : 2022/3253

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Marketing Gıda Sanayi ve Pazarlama Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av …

İSTEMİN KONUSU : … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2012 yılının Ocak ila Mayıs dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin faturalarını kayıtlarına aldığı … İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamalardan düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşılamayacağından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirkete fatura düzenleyen … İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitler, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tanzim edilen raporların taraflarına tebliğ edilmediği dolayısıyla savunma haklarının kısıtlandığı, vergi inceleme tutanağının firmalara mali müşavirlik hizmetini sunan … Mali Müşavirlik firmasının çalışanı olan … tarafından imzalandığı, anılan kişinin … İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kanuni temsilcileri, ortakları, avukatları ile yapılan işler hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı, değinilen şirketin fatura düzenlediği 2012 yılına ilişkin yevmiye defterinin noter aracılığıyla tasdik ettirdiği, şirketin 30/09/2005 tarihinde re’sen terkin edildiğinden hareketle tarhiyat yapılamayacağı, kaldı ki … tarih ve …sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde şirketin adres değişikliği yaptığı ve şirket müdürlüğüne …k’ün atandığı, yine … tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde adres değişikliğinin yapıldığı, dolayısıyla şirketin faal olduğu, sözü edilen şirketin davacı nezdinde olan alacaklarının … tarihinde …’a temlik edildiği, sonrasında şirketin Asliye Ticaret Mahkemesindeki alacak davasından feragat ettiği, fatura bedellerinin temlik yoluyla nakit olarak ödendiğine ilişkin makbuzların dava dosyasına sunulduğu, bahsedilen şirketin ana sözleşmesinde iştigal konusunun yalnızca inşaat işleriyle sınırlı olmadığı, her türlü ticari işi yapabilecek kadar geniş tutulduğu, bahse konu şirket ile davacı şirket arasında 03/08/2007 tarihli sözleşmede firmalarının inhisari lisans hakkına sahip olduğu “…” ibareli marka başta olmak üzere diğer markaları ile yaptığı üretimin terkibi, takibi, geliştirilmesi, tanıtımı ve korunmasını içerdiği, … İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketinin genel vekâletname verdiği Av. …’ın İstanbul’da mukim olan davacı şirketin … Hukuk Mahkemelerinde vekil sıfatıyla temsil ettiğinin kesinleşmiş Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirketin sahte fatura kullandığı ve bu faturaları yasal defter ve kayıtlarına intikal ettirdiği hususunun sabit olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)- KARŞI OY :

2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde, sahte belge “gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge” olarak tanımlanmaktadır.
Davacının bir kısım emtia alımlarını sahte faturayla belgelendirdiği yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporuna istinaden yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz isteminin, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı firma hakkındaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.