Danıştay Kararı 3. Daire 2019/3811 E. 2022/3559 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/3811 E.  ,  2022/3559 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3811
Karar No : 2022/3559

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … Mirasçıları …, …’e velayeten …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mashkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların murisi adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari nitelikteki kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, aynı yılın Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, 2009 ila 2011 yıllarında sekiz adet gayrimenkul alındığı ve bu gayrimenkullerin 2011 yılında hepsinin satıldığı saptanmış ve davacıların murisi tarafından bu satışların ticari gaye ile yapılmadığı iddia edilmiş ise de iddiaların yıllar itibariyle çok sayıda taşınmaz alım satımının kazanç sağlamak amacı dışında yapıldığını ispatlamaktan uzak olduğu, gayrimenkul satışlarının bir takvim yılı içinde birden fazla tekrarlanması veya birden fazla takvim yılında tekrarlanması durumunda ticari faaliyetin gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden, bu faaliyetten elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesine ilişkin koşulların dava konusu olayda gerçekleştiği, ancak kayıt dışı hasılata ilişkin tarh matrahı belirlenirken dava dilekçesinde belirtilen tapu idaresinde alım satım sırasında ödenen tapu harçlarının matrahtan düşülmesi gerektiği, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, tapu kayıtlarından tespit edilen gayrimenkul satışlarına ilişkin fatura düzenlenmemesi özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği için kesilen özel usulsüzlük cezasının maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının tapu harcına isabet eden kısmı ile geçici vergi aslı ve özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, tarhiyatın fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıların murisinin gayrimenkul satışları sonucu elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, bu satışların ticari kazanç sağlamak amacıyla yapıldığının somut bir şekilde saptandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların murisi hakkında 2016 yılında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile gayrimenkul alım satımı faaliyetinden elde ettiği geliri beyan etmemesi nedeniyle dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve bu satışları için belge düzenlemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1.bendine göre özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin 1. bendinde; verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; tarhitatın, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının tapu harcına isabet eden kısmı ile geçici vergi aslı ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçelerle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Davacıların murisi adına, 2016 yılında yapılan bir vergi incelemesiyle gayrimenkul alım satımı faaliyetinde bulunması nedeniyle geçmişe yönelik mükellefiyet tesis ettirilerek bu faaliyetten elde edilen kazanç için fatura düzenlenmemesi nedeniyle dava konusu özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de belge düzenlenebilmesi, mükellefiyet tesis ettirilen faaliyetle ilgili düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin anlaşmalı matbaalara bastırılmasına bağlı olduğundan, bu işlemler yapılmaksızın geçmişe yönelik mükellefiyetin düzeltildiği durumlarda mükelleflerin mükellefiyet tesis ettirildiği tarihten önceki dönemler için belge düzenleme yükümlülüğünden söz edilemeyeceğinden özel usulsüzlük cezasının yazılı gerekçeyle kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, tarhiyatın, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının tapu harcına isabet eden kısmı, geçici vergi aslı ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.