Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3818 E. , 2022/4130 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3818
Karar No : 2022/4130
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde … Kimya ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008, 2011 ila 2014 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği asıl borçlu adına salınan vergi ve kesilen cezaların Mahkemelerince, vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle davacının savunma hakkının kısıtlandığı, bu durumun da esasa etkili sonuçlar doğuracak nitelikte şekil eksikliği olduğu gerekçesiyle kaldırılması üzerine bu kez tarhiyatlara dayanak teşkil eden vergi tekniği raporunun da ihbarnamelere eklenmesi suretiyle asıl borçlu şirket adına tekrar ihbarname tanzim edilerek tebliğ edilmesi üzerine yeniden açılan davalarda Mahkemelerince, 22/04/2016 tarihinde kaydının ticaret sicilinden silinmesi nedeniyle hukuk aleminde mevcut olmadığı açık olan münfesih şirketin dava açma ve davada taraf olma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu davaların ehliyet yönünden reddine karar verildiği, bu tarihten sonra, adı geçen asıl amme borçlusu şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınması hukuken olanaklı olmadığından bu aşamadan sonra ancak asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilmesi, bir başka ifadeyle tüzel kişiliği sona eren asıl amme borçlusu şirkete ait amme borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilcinin takibine gidilebilmesi için, öncelikle tarhiyata dair ihbarnamelerin kanuni temsilci adına düzenlenerek tebliğ edilmesi gerektiği, dolayısıyla anılan cezalı tarhiyatlara ilişkin olarak kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına veya asıl borçlu şirketin diğer kanuni temsilcileri adına herhangi bir ihbarname tanzim ve tebliği cihetine gidilmediğinden, ortada usulüne uygun biçimde tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamaları tamamlanmak suretiyle kesinleşen ve vadesinde ödenmeyerek ödeme emri ile tahsil edilebilir aşamaya gelen bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin gelir (stopaj) vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile hesaplanan gecikme faizi borçlarına isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, haksız çıkma zammı borçlarına isabet eden kısımları yönünden asıl borçu şirket adına tanzim ve tebliğ edilen … tarih ve … takip dosya numaralı ödeme emrine karşı açılan davanın, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, ancak temyiz incelenmesinin işbu kararın verildiği tarih itibarıyla henüz sonuçlandırılmadığı, ödeme emrine karşı açılan davada verilen mahkeme kararı henüz kesinleşmeden haksız çıkma zammı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, diğer vergi borcu yönünden ise asıl borçlu şirketin … tarih ve … sayılı Genel Kurul Kararı ile 12/09/2014 tarihinden itibaren şirketin tasfiyesine, tasfiye memurluğuna …’un atanmasına karar verildiği, 22/04/2016 tarihinde şirketin terkin edildiği, bu hususun 29/04/2016 tarih ve 728 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, ödeme emrine konu yargı harçlarının Mahkemelerince verilen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararlardan kaynaklandığı, bu dosyalarda asıl borçlu şirket adına tasfiye memuru sıfatıyla … tarafından avukata vekaletname verilmesi suretiyle söz konusu davaların açıldığı anlaşıldığından tasfiye döneminde, tasfiye memurunun yaptığı işlemlerden dolayı kanuni temsilci sıfatıyla davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu Tasfiye Halinde … Kimya ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcunu kısmen veya tamamen karşılayabilecek hiçbir mal varlığına rastlanılmadığından davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu Tasfiye Halinde … Kimya ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008, 2011 ila 2014 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dosyada yer alan ve dava dilekçesine ekli Siverek Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye numaralı “Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi”nden davacının asıl borçlu şirkete 10/11/2011 tarihinde ortak olduğu, şirketin kuruluşundan bu yana kanuni temsilciliğini …’un yaptığı, 12/09/2014 tarihinde tasfiye sürecine girdiği, tasfiye memuru olarak …’un atandığı, tasfiyesinin 22/04/2016 tarihinden itibaren tamamlandığı ve terkin edildiği, bu hususun da 29/04/2016 tarih ve 728 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olmayan davacı söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağından, ödeme emrini yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.