Danıştay Kararı 3. Daire 2019/4037 E. 2022/3635 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/4037 E.  ,  2022/3635 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4037
Karar No : 2022/3635

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU :
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, serbest muhasebecilik hizmeti sunduğu … Yapı Kimyasalları Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu rapora istinaden değinilen şirketin 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhasebecilerin sorumluluklarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeleri ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı bir sorumluluk olduğu dolayısıyla imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığına ilişkin saptama bulunmaksızın davacının müteselsil sorumlu sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının hizmet sunduğu mükellefin gerçeğe aykırı fatura düzenlediği hususunun hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporuyla ortaya konulduğu, davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporuyla mükellef adına salınan cezalı vergilerin ödenmemesinden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği tespit edildiğinden, düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinin 1. fıkrasında, 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca mükelleflerin beyannamelerinin imzalatılması ve işlemlerinin tasdik edilmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş olup, maddenin ikinci fıkrasında ise yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarını, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmış ve benzer bir düzenlemeye 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 12. maddesinde de yer verilmiştir.
Davacının muhasebeciliğini yaptığı … Yapı Kimyasalları Madencilik İnşaat Tekstil Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 17/06/2010 tarihli yoklamada işyerinin kira olduğu, büro demirbaşlarının ve bir kısım emtianın bulunduğu, iki işçi çalıştırıldığı, şube işyeri yoklamasında, şubenin irtibat bürosu şeklinde olduğu, büro demirbaşları bulunduğu ve bir çalışanın olduğu, 18/04/2013 tarihli mükellefin işyeri merkezinde yapılan yoklamada, mükellefin nerede olduğunun bilinmediği, adreste işyeri sahibinin oğlu olan …’ın 2006 yılından bu yana faaliyet gösterdiği ve mükellefin bir dönem söz konusu yerde faaliyet gösterdiğinin saptandığı, şirketin ortak ve müdürlerinin resmi olarak … ve … olduğu, ancak şirketin eşleri tarafından vekaletle yönetildiği, defter belge isteme yazısının tebliğ edilemediği, şirket temsilcisi olan … ifadesinde; şirketin 2012 Şubat ayı itibari ile faaliyetinin fiilen sona erdiği, resmi olarak işi bırakma bildiriminde bulunup bulunmadıklarını bilmediği, şirket muhasebebcisinin … Tiryaki olduğunu beyan ettiği, mükellefin muhtasar beyannamelerinde çalışanı olarak bildirdiği şahısların ifadelerine göre şirketin faaliyetinin 2012 yılında sona erdiği, bir kısım çalışan olarak görünen şahsın ifadesinde ise söz konusu yerde hiç çalışmadıklarını beyan ettikleri, 2010 yılı alımlarının %73’ünün, 2011 yılında yapılan alımların ise %60’ının hakkında sahte belge düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden yapıldığı, 2012 yılında hiç beyanname verilmediği, ödenmesi gereken vergi borcu tutarının 20.698,02.-TL olduğu, Ba-Bs formlarının analizinde, kısa zamanda yüksek tutarda satışları olmasına rağmen bu satışları karşılayacak alışlara ilişkin bildirim yapmadığı, 2012 ile 2013 yıllarında gayrifaal olduğu halde iştigal konusunun dışında belge düzenlemeye devam ettiği, şirketin banka hesap heraketlerinin 2012 yılı başı itibarı ile sona erdiği, mükellefiyetinin 13/04/2013 yılında re’sen terk ettirildiği, 2012 şubat sonrası bastırılan belgelerin kim tarafından alındığının tespit edilmesi amacıyla matbaacı …’den bastırılan belgelerin aslının temin edildiği, söz konusu belgede bastırılan faturaların … tarafından alındığının görüldüğü ancak imzanın …’a imzalatılan vergi inceleme tutanağındaki imza ile örtüşmediği, teslim tutanağındaki imzanın kime ait olduğuna yönelik şüpheler nedeniyle davacının da imza örnekleri alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü Adana Polis Kriminal Labaoratuvarı Müdürlüğüne … tarih ve … sayılı yazı ile gönderildiği, Adana Polis Kriminal Labaoratuvarı Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı cevabi yazısında inceleme talebinin yerine getirilemeyeceği, görev sınırlarının hazırlık soruşturmalarına münhasır olduğu belirtilerek herhangi bir tespit yapılmadığı, mükellef kurum yetkililerinin açık bir şekilde Şubat 2012 dönemi sonrası belge düzenlemediklerini beyan etmeleri, davacının ve diğer meslek mensuplarının ifadeleri ile matbaacı …’in bastığı faturaların teslimine ilişkin tutanaktaki ıslak imzanın davacının ıslak imzasına benzemesinden hareketle sahte belge düzenleme fiiline mükellef kurum mali müşaviri davacının iştirak ettiği kanaatine varıldığı, davacının internet ortamında adı geçen şirketin beyannamelerini gönderdiği, davacı tarafından imzalanan ve rapora ekli tutanakta davacının bu firmanın defter ve belgelerinin kendisinde olmadığını, beyannameleri telefonla verilen bilgilere göre verdiğini belirttiği şeklindeki tespitlerden sahte fatura ticareti organizasyonu içerisinde yer alan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varıldığından aksi kanaatle verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.