Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4096 E. , 2022/3319 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4096
Karar No : 2022/3319
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2011 ve 2012 yıllarında alımlarının bir kısmını sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı faturalarla belgelendirdiğinden bahisle söz konusu faturalar içeriği katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile satış faturası düzenlenerek envanterden çıkarılan tünel kalıplarının alış belgelerinde hesaplanan katma değer vergisinin yüklenim konusu yapıldığı dikkate alınarak yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca haksız iade olunan tutarın geri alınması amacıyla Ocak 2012 dönemi için re’sen salınan bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Hazır Beton İnşaat Madencilik Makina Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı adına düzenlenen hazır beton satışına ait faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı ve tünel kalıp ve kule vinç kiralamalarına ait faturaların ise sahte olduğunun iddia edildiği olayda, anılan şirket hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği yolunda herhangi bir tespit ya da rapor bulunmadığı, hazır beton satışına ilişkin faturaların tarafların faaliyet konularıyla tutarlı olduğu, uyuşmazlık konusu hazır betonların kullanılmadığına ya da hazır beton miktarının olması gerekenden fazla olduğuna yönelik bir tespit yapılmadığı, davacı tarafından indirime konu edilen katma değer vergisinin, fatura düzenleyen şirket tarafından da hesaplanan katma değer vergisi olarak beyan edildiği, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin koşulların oluşması halinde olay tarihinde yürürlükteki mevzuat uyarınca emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderlerden olduğundan söz konusu farka ilişkin katma değer vergisinin indirimlerinin reddi mümkün ise de incelemede bu yönde bir inceleme gerçekleştirilmediği gibi inceleme sırasında kendisine yapılan satışlarla üçüncü kişilere yapılan satışlar arasındaki fiyat farkının, vade farkından kaynaklandığı yönündeki iddianın doğruluğunun, iktisadi ve ticari icaplara uygun bir vade farkı olup olmadığı tespit edilmediğinden 2011 ve 2012 yılında düzenlenen hazır beton satış faturalarının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak nitelendirilemeyeceği, davacı tarafından satın alınan kule vinç ve tünel kalıbının aynı bedelle adı geçen şirkete satıldığı, satışın vergi ve muhasebe mevzuatına uygun olarak kayıt ve beyan edildiği, ilişkili firmaya satılarak aynı makine-teçhizatın ilişkili firmadan kiralanmasını engelleyen yasal bir hüküm olmadığı, “sat ve geri kirala” yönteminin ticari hayatta işletme sermayesi açığı bulunan işletmelerce kullanıldığı, söz konusu kule vinç ve tünel kalıbın işletmede kullanılmadığı, olması gerekenden fazla bedel ya da fazla zaman için kiralandığına ilişkin bir saptama ya da sektörel ve emsallere uygunluk araştırması yapılmadığından değinilen şirket tarafından düzenlenen uyuşmazlık konusu kule vinç ve tünel kalıp kiralama faturaları sahte belge olarak değerlendirilemeyeceğinden tarhiyatın bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği, tünel kalıpların alımı sırasında düzenlenen bir kısım faturalarda hesaplanan ve yüklenilen katma değer vergisinin, emtianın satılması sırasında aynı oran ve tutarda tahsil edilerek giderilmiş olduğundan iadeye konu edilemeyeceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi kaldırılmış, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının şirket müdürü ve aynı zamanda %1 ortağı olduğu … Hazır Beton İnşaat Madencilik Makina Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne vinç ve kalıp satışında bulunduğu, 2011 ve 2012 yıllarında anılan şirketten aynı aracı en az 3 katı tutarında kira bedeli ödeyerek kullanmış olup bu hususun ticari hayatın gereklerine aykırı olduğu, ayrıca söz konusu kiralama adı altında düzenlenen faturalardaki katma değer vergisini indirim konusu yapılması, yüklenim olarak dikkate alınarak katma değer vergisi iadesine konu edilmesi söz konusu satış işleminin gerçeği yansıtmadığını, haksız katma değer vergisi iadesi almak amacıyla yapıldığını açıkça gösterdiği, yine belirtilen şirketten temin edilen C16 ve C 5 hazır beton içerikli belgelere konu tutarların ise 3. kişilere yapılan satışlardan çok fazla olduğu, söz konusu faturalardaki katma değer vergisinin de iadeye konu olması nedeniyle söz konusu faturaların daha fazla iade alabilmek amacıyla yüksek tutarlı düzenlendiği, dolayısıyla bu belgelerin muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge mahiyetinde olduğu, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.