Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/449 E. , 2022/3515 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/449
Karar No : 2022/3515
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … İnşaat Nakliyat Petrol Ürünleri ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, akaryakıt satışlarının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamaları içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353.maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2011 yılının Kasım dönemine ait düzeltme beyannamesiyle vergi matrahının azaltılması üzerine başlanan vergi incelemesinde, kaydi envanter çalışması neticesinde ortaya çıkan matrah farkına ilişkin olarak sadece defter ve belge üzerinde inceleme yapıldığı, böylelikle, Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesindeki vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu hususunda gerçeğe en yakın saptamaların olması gerekmesine karşın bu hükme uyulmadığı, mevcut ve bilimsel esaslara göre ticaret odalarınca belirlenen fire oranlarının uygulanması gerektiği halde bu yönde hiçbir araştırma yoluna gidilmediği, belgesiz mal alıp satıldığına yönelik davalı idare tarafından açık ve somut tespitte bulunulmadığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, geçici vergi ile özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu reddedilmiştir.
Davacı şirket hakkında yapılan kaydi envanter çalışması sonucuna göre benzin satışının alışlardan fazla, motorin satışının ise alışlardan eksik olduğu, şirket yetkilisinin, benzin satışlarının zaten fazla olmadığını, sehven motorin satışları için benzin kaydı düşülmüş olabileceği ve eksik çıkan motorin farkının fireden kaynaklanabileceği, kayıtsız mal satışlarının bulunmadığını ifade ettiği, bunun üzerine benzin satışları, motorin satışı olarak kabul edilerek, 2011 yılı Aralık döneminde motorin litre fiyatı esas alınarak 594.735,72 TL tutarında hasılat farkı belirlendiği, bu kayıt dışı hasılat farkı gelir tablosuna eklendiğinde net karlılık oranının %13,1 olduğu, Antalya Ticaret Odası tarafından 2004 yılına ilişkin olarak verilen nihai tüketici iş yerlerine yapılan satışlarda elde edilen iskonto ve prim karlarının ortalama olarak %7,5 civarı olduğu verisinden hareketle, davacının net karlılık oranının da davacı lehine hareketle %7,5 olduğu kabul edilerek, dönem net karının, 369.710,10 TL olarak kabul edildiği, dava konusu vergi tutarları, kayıt dışı hasılat tutarından değil, net karlılık oranından hareketle hesaplandığından fire oranının araştırılmasına ve ayrıca maliyet hesaplanmasına da gerek bulunmadığından bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının değinilen vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, olayın gerçek mahiyetine ilişkin somut saptama bulunmadığı, inceleme elamanınca envanter çalışmasının bilimsel dayanağı olmadığı, Z raporlarının dökümlerinin yapılmadığı, matrah tespit edilirken hasılat farkı çıkarma amacıyla hareket edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe ola hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.