Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4855 E. , 2022/5021 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4855
Karar No : 2022/5021
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Teknik Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, aracı ihracatçı olan … Dış Ticaret Limited Şirketi’nin düzenlendiği şüpheli alacak mahiyetinde olmayan bir alacağa ilişkin faturayı maliyet hesaplarına kaydederek kurum kazancını eksik beyan ettiği yolundaki saptamayı içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun indirilebilecek giderler başlıklı 40. maddesinin 3. fıkrasına istinaden işle ilgili olmak şartıyla sözleşmeye istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların indirilebilecek giderler arasında sayıldığı ve aracı ihracatçı olan şirketin Suriye’de çıkan savaştan dolayı tahsil edemediği alacağından dolayı aralarındaki sözleşmeye binaen bu firmaya tazminat ödendiği ve bunun da sözü edilen düzenleme uyarınca indirilebilecek gider olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de sözleşmeye dayalı ödenmesi gereken tazminatın, sözleşmeden dolayı beklenmedik bir durumun oluşması halinde (hukuka aykırı bir eylem veya işlem veya sözleşmenin ihlali gibi sebeplerle, sözleşmeye konu malın telef olması, zarar görmesi, eksilmesi gibi durumlar) ödenen bir meblağ olduğu, olayda ise böyle bir durumun söz konusu olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinin 3. fıkrasında yer alan vergi kanunları ile kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı kuralından hareketle verginin mükellefi veya sorumlusunun ilgili vergi kanunlarında düzenlenip hükme bağlandığı ve bu konularda kanuna aykırı olarak mükellefiyeti veya sorumluluğu taraflar arasında devreden özel sözleşmelerin vergi idaresi açısından hüküm ifade etmeyeceği dolayısıyla bu sözleşmeye istinaden, davacı şirketin 1.115.573,84-TL’lik tutarı ilgili dönem kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapmasına hukuken olanak bulunmadığından, kanunen kabul edilmeyen gider olan bu tutarın, idarece re’sen tarhiyata konu matrah farkı olarak dikkate alınabileği, öte yandan vergi inceleme raporunda belirtilen ve davacının bağlı bulunduğu vergi dairesince, davacı tarafından 14/09/2017 tarihinde verilen düzeltme beyanı üzerine herhangi bir işlem yapılmadığına ilişkin açıklama dikkate alındığında, incelemeye başlama tarihi itibariyle mevcut olan kurumlar vergisi beyannamesine göre işlem yapılmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İnceleme devam ederken vergi müfettişinin de bilgisi doğrultusunda usulüne uygun biçimde verilen düzeltme beyannamesinin dikkate alınmadığı, aracı ihracatçı firmaya aralarındaki sözleşmeye istinaden ödenen tazminatın gider olarak kayıtlara yansıtılabileceği, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Gider olarak indirimi mümkün olmayan tutarı maliyet kayıtlarına alarak kurumlar vergisi matrahını aşındırdığı saptanan davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : 02/03/1995 tarih ve 22218 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 238 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “D- Kanuni Süresi Geçtikten Sonra Verilen Beyannamelerle İlgili İşlemler” başlıklı bölümünün 3. maddesinde, kanuni süre içinde veya kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen ve matrah azaltıcı nitelikte olan ek beyannameler için hiçbir işlem yapılmaksızın incelemeye sevkedileceği ve inceleme sonucuna göre işlem yapılacağı düzenlemesine yer verildiği, uyuşmazlık konusu olayda ise davacı tarafından verilen düzeltme beyannamesi üzerine ödenecek vergi çıkmamasının vergi azaltıcı bir durum olduğu dolayısıyla bu beyanname üzerine yukarıda yer verilen düzenleme uyarınca davacının belirtilen hususla ilgili olarak incelemeye sevk edilmesi gerektiği yani idarenin hareketsiz kalarak herhangi bir işlem yapmamasının söz konusu olmayacağı olayda, vergi dairesince ne gibi işlemler yapıldığının araştırılarak oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, aracı ihracatçı olan … Dış Ticaret Limited Şirketi’nin düzenlendiği şüpheli alacak mahiyetinde olmayan bir alacağa ilişkin faturayı maliyet hesaplarına kaydederek kurum kazancını eksik beyan ettiği yolundaki saptamayı içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılı için re’sen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi salınmıştır.
Davacı tarafından, inceleme devam ederken uyuşmazlık konusu yılda indirimli kurumlar vergisi hakkından eksik faydalanıldığının farkedilmesi üzerine 14/09/2017 tarihinde düzeltme beyannamesi verildiği ancak vergi dairesince, düzeltmeye dayanak teşkil eden belgelerle müracaat edilmemesi nedeniyle söz konusu beyanname üzerine herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İnceleme elemanınca, tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, düzeltme beyannamesine göre işlem yapılması halinde oluşturulacak beyanname özetine ilişkin tabloya göre ödenecek kurumlar vergisinin çıkmayacağı kabul edilmiş olup söz konusu düzeltme beyannamesi üzerine vergi dairesince herhangi bir işlem yapılmadığı bildirildiğinden bu beyannameye göre oluşacak tablo dikkate alınmaksızın mevcut beyanname özet tablosuna göre matrah farkı hesaplandığı görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re’sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.
02/03/1995 tarih ve 22218 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 238 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “D- Kanuni Süresi Geçtikten Sonra Verilen Beyannamelerle İlgili İşlemler” başlıklı bölümünün, kanuni süresinde verilen beyannameye ek olarak kanuni süreden sonra düzeltme beyannamesi verilmesi durumuna ilişkin 3. maddesinde, kanuni süre içinde veya kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen ve matrah azaltıcı nitelikte olan ek beyannameler için hiçbir işlem yapılmaksızın incelemeye sevkedileceği ve inceleme sonucuna göre işlem yapılacağı, kanuni süre geçtikten sonra verilen beyannamelere istinaden hesaplanan vergiler için tahakkuk fişi, cezalar için ihbarname düzenleneceği, tahakkuk eden vergi için de ayrıca Vergi Usul Kanununun 112. maddesine göre gecikme faizi hesaplanacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi Mahkemesinin, özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı kuralından hareketle davacı şirketin 1.115.573,84-TL’lik tutarı ilgili dönem kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapmasına hukuken olanak bulunmadığı yolundaki yargısı Dairemizce de uygun görülmüştür.
Ancak incelemenin henüz tamamlanmadığı bir tarihte davacı tarafından verilen kurumlar vergisi düzeltme beyannamesinin dikkate alınması durumunda ödenecek vergi çıkmayacağı inceleme elemanınca da kabul edilmesine rağmen, düzeltme beyannamesi üzerine vergi dairesince herhangi bir işlem yapılmamış olması neden gösterilerek inceleme, düzeltme öncesi beyan dikkate alınarak sonuçlandırılmış ise de vergi dairesince düzeltme beyannamesinin kabul edilmemesi halinde davacının incelemeye sevk edilmesi ve inceleme sonucuna göre işlem yapılması kuralı, yukarıda yer verilen düzenlemelerin gereği olduğundan, düzeltme beyannamesi verilmesi sonrasında yapılan vergi dairesi işlemleri, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında önem kazanmaktadır.
Bu durumda, davanın yazılı gerekçeyle reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının, belirtilen hususta yapılacak araştırma sonucu yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 30/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.