Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4859 E. , 2022/4477 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4859
Karar No : 2022/4477
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mühendislik İnşaat Reklam ve Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait muhtelif vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ve tebliğ edilen … tarih ve … sayılı haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi üzerine tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya gönderilen haciz bildirisine karşı yedi günlük süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davanın açıldığı 22/09/2017 tarihinde davalı idareye başvurularak ilgili şirkete borçlarının bulunmadığını bildirildiği ve 22/11/2017 tarihinde … Asliye Ticaret Mahkemesinde … Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine borçlu olunan bedelin ödendiği ve borçlarının bulunmadığına ilişkin menfi tespit davası açıldığı, söz konusu davada karar verilmediği, davacının sunmuş olduğu çek ve tahsilat makbuzlarının borcu ödediğini kanıtlamadığı dolayısıyla asıl vergi borçlusu olan kişinin, üçüncü kişi durumundaki davacıdan olan alacağının 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi hükmü gereğince davacının zimmetinde olduğunun kabulü gerektiğinden söz konusu borcun tahsili amacıyla davacı şirket adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Her ne kadar davacı tarafından dava konusu ödeme emri öncesinde gönderilen haciz bildirisine itiraz edilmemiş ise de dosyaya sunulan bono ve tahsilat makbuzlarından, 2017 yılı mal alışlarından kaynaklanan borcun asıl borçlu şirkete ödendiği, bir başka ifadeyle asıl borçlu şirkettin davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasının “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu … Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin amme borcundan dolayı davacı şirkete gönderilen haciz bildirisine yasal süresi içerisinde itirazda bulunulmadığından 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca söz konusu alacağın davacının yedinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 22/09/2017 tarihinde davalı idareye “borcum yoktur” kapsamında dilekçe ile başvuruda bulundukları, bu başvurunun dikkate alınması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, … Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borcundan kaynaklanan kamu alacağının tahsili amacıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’ un 79. maddesi uyarınca düzenlenerek tebliğ edilen haciz bildirisine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmediği için borç zimmetinde sayılarak, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Vergi Mahkemesince davacıdan asıl kamu borçlusuna borcunun olup olmadığı, var ise ne kadar borcunun olduğu, ödenmiş ise ödediğini gösteren bilgi belgenin istenilmesine ilişkin verilen ara kararına cevaben davacının dosyaya sunmuş olduğu bono ve tahsilat makbuzlarının borcu ödediğine ilişkin hukuki mahiyette kabul edilebilir belge niteliği taşımadığı, her zaman düzenlenebilir mahiyette olduğu dolayısıyla borcun ödenmesini kanıtlayamayacağından Vergi Dava Dairesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
(XX)- KARŞI OY:
… Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 79. maddesi uyarınca davacı nezdinde doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklarına haciz konulması ve sonucun yedi günlük süre içinde bildirilmesi, aksi takdirde aynı yasa maddesi uyarınca işlem yapılacağını duyuran haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi üzerine borç zimmetinde kabul edilerek adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrine karşı dava açılmıştır.
6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği, aynı Kanun’un “Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi” başlıklı 5479 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik 79. maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı, üçüncü fıkrasında haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borçlu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu iddiasında ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, … Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarından dolayı bu şirketle ticari ilişkide bulunan davacı adına haciz bildirisi düzenlenerek 15/08/2017 tarihinde yapılan tebliğle borçlu şirketin doğmuş ve doğacak tüm hakediş ve alacaklarına haciz şerhi konularak davalı idareye bildirilmesi istenmiş ve haciz bildirisi üzerine davacının yedi günlük yasal süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmaması nedeniyle mal elinde ve borç zimmetinde sayılarak dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Haciz bildirisine konu borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacağın borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğunun, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olması halinde borcun, adına haciz bildirisi düzenlenenin zimmetinde sayılarak ödeme emrine konu yapılacağı 6183 sayılı Yasa’nın sözü edilen düzenlemesinin gereğidir.
Bu durumda, yukarıda yazılı yasa maddelerinin değerlendirilmesinden, usulüne uygun olarak yapılan haciz bildirisinin tebliğinden başlayarak yedi gün içinde belirtilen nedenlerle herhangi bir bildirimde bulunulmadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığından ve haciz bildirisinde de açıkça bu takdirde borcun davacının zimmetinde sayılacağı bildirildiğinden, borç zimmetinde sayılarak davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.