Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/4977 E. , 2022/3431 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/4977
Karar No : 2022/3431
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yapı İmalat Sanayi Ticaret İthalat İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2016 yılındaki indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklanan ve 2017 yılının Mart ayında talep edilen katma değer vergisi iade alacağının tarafına geç ödendiği iddiasıyla yasal faiz ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından konutların gerçek satış bedellerini destekleyici bir belge ibraz edilmediğinden vergi incelemesi istenildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140. maddesinde sınırlı incelemenin altı ay içerisinde bitirileceğinin ve ilgili makamlarca bu sürenin altı ayı geçmemek üzere uzatılabileceğinin hükme bağlandığı, incelemeye 27/12/2017 tarihinde başlanılıp verilen altı aylık ek sürenin bitim tarihi olan 03/10/2018 tarihinde incelemenin bitirilmiş olması karşısında davacı şirketin bu iddiasının yerinde görülmediği, indirimli orana tabi konut teslimleri dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin nakden iadesinin yeminli mali müşavir raporuyla talep edilmesi halinde belgelerin tamamlanıp eksiksiz ibraz edilmesi halinde geçerlik kazanacağı, olayda ise ikinci kez tebliğ edilen eksiklik yazısına rağmen söz konusu konutların gerçek satış bedelleri ile piyasa koşullarına uygunluğunu destekleyici herhangi bir belge ibraz edilmediği için Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin IV/A.6 “Vergi İnceleme Raporu ile İade” başlıklı bölümünün “iv. Teminat veya YMM Raporu Karşılığı İade Talep Edilmesine Karşın Vergi Dairelerinin Yapacakları Kontrollerde Tespit Edilen Eksiklik veya Olumsuzlukların Mevzuata Uygun Şekilde Düzeltilmemesi” hükmü gereğince vergi incelemesi istenildiği, bu doğrultuda da davacı şirketin nakden iade talebinin vergi inceleme raporuna göre gerçekleştirildiği dolayısıyla davalı idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkemece herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın soyut ifade ve varsayımsal tespitlere dayalı vergi inceleme raporuna istinaden karar verildiği, vergi inceleme raporunda alıcı beyanları ile düzenlenen fatura tutarlarının birebir örtüştüğü ancak inceleme elemanınca alıcı beyanlarına ve alıcıların bankalardan kullandıkları kredi tutarlarına itibar edilmediği, ekspertiz raporlarında tespit edilen fiyatlarla ilgili tahmin ve takdir edildiği ibarelerinin kullanıldığı, karlılık oranı hesaplamasında yasal defter ve kayıtlardan hareket edilmeksizin Danıştay’ın yerleşik içtihadı olan %20 oranının uygulandığı, arsa sahibine bırakılan taşınmazın teslim kapsamına alındığı ve satış işlemi gibi fatura düzenlenmesine dair yasal düzenlemenin 2016 yılı konut teslimlerini kapsamadığı, Yeminli Mali Müşavire tanınan yetkinin sınırlı olduğu, sınırlı yetki çerçevesinde katma değer vergisi iade raporunun tanzim edildiği, dolayısıyla mükellefiyetlerinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirdikleri, taraflarınca indirim konusu yapılamayan katma değer vergisi iadesinin makul sürede ödenmemesi ve geç ödenmesinden kaynaklı faizin taraflarına ödenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yeminli Mali Müşavir tarafından 11/05/2017 tarihinde katma değer vergisi iade raporunun tanzim edildiği ve nakden iade taleplerinin bulunduğu, söz konusu raporun tetkiki sonucunda bir takım eksikliklerin bulunduğunun bildirildiği ancak konutların gerçek satış bedelleri ile piyasa koşullarına uygunluğunu destekleyici herhangi bir belge ibraz edilmemesi üzerine ikinci defa yazı gönderilmesine rağmen Yeminli Mali Müşavir tarafından herhangi bir cevap verilmediği, inceleme sonucunda kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatın 1.657.858,64-TL olarak tespit edildiği, kaldı ki davacı şirket yetkilisinin beyanının da bu durumu destekler mahiyette olduğu, iadesi istenen tutardan 99.844,05-TL reddedilerek kalan 460.110,65-TL’nin iadesinin gerçekleştirildiği, yapılan iş ve işlemler hukuka uygun olduğundan faiz ödenmesini gerektiren herhangi bir durumun bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.