Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5021 E. , 2022/3306 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5021
Karar No : 2022/3306
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönündeki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılının Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2013 yılı işlemleri incelenen davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 1.000,00-TL üzeri hesaba gelen toplam para tutarının 1463 işlemde 39.619.440,64-TL, hesaptan çekilen para tutarının 430 işlemde 39.550.536,03-TL olduğu yönündeki tespit dışında başkaca somut bir tespit bulunmadığı, vergi incelemesi sırasında bilgi istenilen kişilerden hiçbirisinin hesaba yatırılan ya da hesaptan çekilen paralar nedeniyle davacı tarafından komisyon kesildiğine dair beyanının bulunmadığı, vergi müfettişince hesaba yatırılan ve hesaptan çekilen paralar yönünden başkaca bir araştırma ya da tespit yoluna başvurulmadığı dolayısıyla banka hesabının komisyon karşılığı kullandırıldığı ve elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının somut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığı, eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ziyaı cezası kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) bendinde yer alan, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı yönündeki hüküm uyarınca, 2013 yılında herhangi bir vergi mükellefiyeti ve ticari faaliyeti bulunmayan davacının banka hesaplarında yüksek tutarlı para giriş-çıkışları olması, bu durumun iktisadi, ticari, teknik icaplara uygun düşmesi, davacı tarafından gerek vergi incelemesi gerek yargılama aşamasında hesabına giren ve çıkan paralara ve nedenlerine ilişkin herhangi bir bilgi-belge sunulmaması, para hareketlerine ilişkin olarak bilgisine başvurulan kişilerden bir kısmının davacının hesabının belli yüzdelerle komisyon karşılığında kullanıldığını belirtmeleri, davacının hesabını komisyon karşılığı kullandırdığına karine teşkil ettiği, davacı tarafından bu karinenin aksinin somut şekilde ispatlanamadığı, bu durumda banka hesabına giren- çıkan para toplamı, döviz bozdurma işlemi ve çek tahsilatı tutarları üzerinden % 1 komisyon oranı hesaplanarak belirlenen matraha göre yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eksik inceleme ve araştırmayla varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı, vergi incelemesinin maddi ve hukuki delillerden yoksun olduğu, banka hesaplarının belgesiz ticaret yapanlara kullandırıldığı yolunda somut bir tespitin bulunmadığı, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı ilkesine karşın karşın davanın reddi yönündeki kararın karineye dayandığı, komisyon geliri elde edildiğini ispat yükünün davalı idare üzerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Uyuşmazlığa konu dönemde mükellefiyeti bulunmayan davacının banka hesaplarına günün ekonomik koşullarının çok üstünde para transferi gerçekleştiği, yüklü tutarlardaki para giriş-çıkışının ticari amaç taşımadığını kabul etmenin iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun düşmediği, para transferi yapan kişilerin ifadelerine de başvurulmak suretiyle belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2013 yılı işlemleri incelenen davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler ve iktisadi, ticari, teknik icaplara uygun olmayan banka hesaplarına yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının nedenlerinin davacı tarafından gerek vergi incelemesi gerek yargılama aşamasında ortaya konulamaması sebebiyle adına banka hesaplarını komisyon karşılığı kullandırmak suretiyle elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı nedeniyle tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte, banka hesabı kullanılmak amacıyla ödenen komisyonun, hesaba giren paranın çıkışı sağlanmak üzere ödendiğinin kabulü gerekeceğinden, matrahın, davacının banka hesaplarına gelen 39.619.440,64-TL üzerinden % 1 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği, hesaba giren para tutarı yanında çıkan para tutarı üzerinden de komisyon geliri hesaplanamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu tarhiyatın davacının banka hesaplarından çıkan tutarlara isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin kısmen kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.