Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/5740 E. , 2022/3691 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/5740
Karar No : 2022/3691
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilen Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin, Kasım 2015 dönemine ait gelir (stopaj) vergisi ve fer’isinden oluşan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının asıl borçlu şirketten istifa ettiğine ve yönetici vasfının bulunmadığı yönündeki itirazları çerçevesinde ibraz ettiği adi yazılı şekilde düzenlenmiş istifa dilekçesi asıl borçlu şirketle olan hukuki bağını ortaya koymak açısından yeterli görülmediği, aynı ödeme emrinde yer alan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu idari para cezalarının dava konusu edildiği … Vergi Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında verilen ara kararlar üzerine dosyaya sunulan belgelerden davacının …tarih ve … no’lu yönetim kurulu kararı ile şirkette B grubu imza yetkilisi (genel müdür yardımcısı) olarak atandığı, bu durumun 05/06/2015 tarihinde tescil edildiği, 11/06/2015 tarih ve 8839 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde de davacının münferit imza yetkilisi olduğunun görüldüğü, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibatın sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu edilen kısmı yönünden dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 27/07/2016 tarih ve 29783 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 668 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli 2. sayılı listede, kapatılan özel radyo ve televizyon kuruluşları arasında davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete de yer verildiği, söz konusu şirketin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında ticaret sicil kaydının re’sen terkin edilerek malvarlığının Hazineye devredildiği, dava konusu ödeme emrinde yer alan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu idari para cezalarının dava konusu edildiği davaya ilişkin olarak, … İdari Dava Dairesi’nin E:… sayılı dosyasında verilen ara kararı ile Hazineye intikal eden borçlu şirketin malvarlığına dönük bir kıymet takdiri yapılıp yapılmadığı, malvarlıklarının satışa çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise şirket borcunu karşılayabilecek düzeyde olup olmadığının sorulması ve buna ilişikin bilgi ve belgelerın davalı idareden istenilmesine rağmen, idarece cevap verilmediği, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesinde getirilen düzenleme ile kapatılan kurum ve kuruluşların kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülüklerini tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye maliye bakanlığı yetkili kılındığı ve kapatılan kurum ve kuruluşların ödenecek borçları ile ilgili olarak öncelik sıralaması değiştirilerek kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar ilk sıraya da alındığından bu borçların, gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirlenen ilkelerin Kanun Hükmünde Kararnamelerle getirilen düzenlemelerle de korunarak öncelikle asıl kamu borçlusunun mal varlığından tahsilinin öngörüldüğü, dolayısıyla kamu alacağının tahsili için kapatılan kurum ve kuruluşlarının mal varlıklarının düzenlemede belirtildiği şekilde emanet ve nazım hesaplarla takip edilmek suretiyle tasfiyesi sağlanmadan kanuni temsilci davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emrinin dava konusu edilen kısmı iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl amme borçlusu şirket yönüyle dava konusu ödeme emrine konu amme alacağının kesinleşmesi ve borcun asıl amme borçlusu şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :10/08/2015 tarihinden itibaren asıl amme borçlusu şirketten istifa ettiği, bu tarihten itibaren asıl amme borçlusu şirkette çalışmadığı, bu tarihten sonra alınan hiçbir kararda imzası olmadığı, temsilci sıfatıyla hareket etmediği, istifasının ilan edilip edilmemesinin sorumluluğunun kendisine yüklenemeyeceği, davalı idarece amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili yoluna gidilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.