Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/6520 E. , 2022/3709 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6520
Karar No : 2022/3709
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Uluslararası Nakliyat ve Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri ile şirket müdürüne tebliğ edilen ödeme emri tarihleri aynı olmasına rağmen ödeme emrindeki numara ile tebligat zarfı üzerindeki numaraların örtüşmediği, bu hususun Mahkemelerinin ara kararı ile sorulması üzerine verilen 16/07/2018 tarihli cevapta, bu durumun sistem değişikliğinden kaynaklandığı ancak yeni sistemde eski numaraların hangi numaraya dönüştüğünü gösteren bir yöntemin olmadığının bildirildiği, bu durumda davalı idare kamu alacağının asıl borçlu şirket nezdinde takibinin usulüne uygun bir biçimde sonuçlandırıldığı ortaya konulamadığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin 16/09/2015 tarihinde silindiği, şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin şirket yetkilisinin ikametgah adresinde yengesine 11/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, tüzel kişiliği sona eren bir şirketin hak ve fiil ehliyetini kaybetmesi sebebiyle alacaklı ve borçlu kılınamayacağı ve hakkında herhangi bir hukuki işlem tesis edilemeyeceği dikkate alındığında şirket hakkında gerekli takibat sonuçlandırılmadan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından istinaf başvurusu belirtilen gerekçeyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dairemiz E:2019/6521 esas numaralı dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile dava dosyasının birlikte incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından 7143 sayılı Kanun kapsamında 30/07/2018 tarihinde yapılandırma talebinde bulunulduğu ancak takside bağlanan söz konusu borçların vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emri düzenlendiği, davacının asıl borçlu şirketin 29/12/2005 ila 03/11/2008 tarihleri arasında ortağı olduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kuralına yer verilmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 9.maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık konusu olayda, 7143 sayılı Yasa kapsamındaki yapılandırma sonucu şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak adına düzenlenen ödeme emriyle takibe alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığından yazılı gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.