Danıştay Kararı 3. Daire 2019/6893 E. 2022/3651 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/6893 E.  ,  2022/3651 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6893
Karar No : 2022/3651

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Avukatlık faaliyeti ile iştigal eden davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması ve tahsil edilen 170,60 TL’nin yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un “Cebren tahsil şekilleri” başlıklı 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, “Haciz” başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haczolunacağı, “Haczedilemeyecek mallar” başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde ise borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyasının haczedilemeyeceği kuralına yer verildiği, Adalet Bakanlığı tarafından Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, 05/01/2013 tarihinden itibaren icra ve iflas daireleri tarafından gerçekleştirilecek her türlü tahsilat ve ödeme işlemlerinin banka aracılığıyla yapılacağının belirtildiği ve anlaşmalı banka olan Vakıflar Bankası üzerinden yürütülecek bu işlemlere yönelik olarak alınacak tedbirler hakkında gerekli açıklamaların yapıldığının görüldüğü, … Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla anılan şirketin bir dönem kanuni temsilcisi olan davacının banka hesabına haciz uygulanması üzerine söz konusu banka hesabının davacının avukatlık mesleğini yapabilmesi için zorunlu ve haczedilemeyecek nitelikte olan eşyalardan olduğu iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı olayda, davacı tarafından, haciz uygulanan banka hesabının, icra ve iflas dairelerinde elden nakit işlem yapma imkanının kaldırılması neticesinde Adalet Bakanlığı ile Vakıfbank arasında yapılan anlaşma kapsamında Adalet Bakanlığı’nın sözü edilen yazısı gereği zorunlu olarak 2013 yılında açılan hesap olduğu, hesapta yer alan bakiyeler kişisel harcama ve ödemeler için kullanılabilmekteyken, adı geçen banka ile herhangi bir ticari ve ferdi ilişki içinde bulunulmadığı ve hesabın yalnızca avukatlık mesleğinin sürdürülebilmesi için kullanıldığı iddiasına, söz konusu hesabın, bahsi geçen zorunluluğun öncesinde 13/09/2011 tarihinde kişisel hesap olarak açıldığı, bununla birlikte, anılan zorunluluktan sonra mahkemeler ve icra daireleri tarafından yapılacak ödemelerin alınabilmesi için Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) tanımlatılan hesap olduğu, hesapta, mahkemeler ve icra dairelerince yatırılan paraların yanında davacının şahsına ait paranın da bulunduğu ve ilgili hesaptan, kredi kartı borç ödemesi, kredi taksit ödemeleri, akaryakıt alımları, vergi borcu ödemeleri, seyahat ve konaklama ücreti ödemeleri, havale, eft gibi işlemlerin de yapıldığının görüldüğü, bu durumda, söz konusu hesabın, mahkemeler ve icra dairelerince yatırılan paraların toplandığı bir hesap olmasının yanında aynı zamanda kişisel hesap olarak da aktif olarak kullanılmaya devam edildiği, gerek davacının kişisel işleri gerek mesleği ile ilgili işlerle ilgili olarak sürekli işlem gerçekleştirilen hesapta kalan bakiyelerin nereden kaynaklandığının tespitine olanak bulunmadığı, davacı tarafın bu duruma kendi davranışlarıyla sebebiyet verdiği dikkate alındığında, itibar edilmediğinden uygulanan hacizde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın temelinde avukatlık mesleğinin ifası için uygulamada açılması zorunlu olan ve daha çok avukat-müvekkil ilişkisi çerçevesinde yapılan tahsilat ve ödemelerin toplandığı banka hesabındaki paranın davacıya ait olup olmadığı, başka bir anlatımla, mesleği gereği müvekkilleri adına yatırılan veya müvekkillerinin dosya takipleri için davacı hesabına yatırılan tutarın kime ait olduğu hususunda düğümlendiği olayda, dava konusu haczin uygulandığı banka hesabının, avukatlık faaliyeti ile iştigal eden davacı tarafından UYAP sistemine kaydettirildiği ve söz konusu faaliyeti nedeniyle bu hesaba İcra İflas Daireleri tarafından muhtelif tarih ve tutarlarda para yatırıldığı dolayısıyla davacı adına kesinleşen amme alacaklarının davacıdan tahsili amacıyla banka hesaplarına kural olarak haciz konulması hukuka uygun ise de UYAP sistemine kayıtlı olan banka hesabının özel nitelik arz ettiği ve çoğu zaman davacının şahsi parasından ziyade avukat sıfatıyla temsil ettiği müvekkillerine ait paraların hesapta bulundurulduğu göz önüne alındığında, idarenin öncelikle hesap hareketleri üzerinden söz konusu hesapta bulunan paraların ne kadarının amme borçlusunun şahsi parası olduğu tespit edilip o kısma ilişkin haciz uygulaması gerekirken, avukat-müvekkil ilişkisi nedeniyle hesapta müvekkillerin şahsına ait paraların da olabileceği dikkate alınmaksızın banka hesabının tümü üzerine uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı, idareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca, iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu haciz kaldırılmış ve tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Esasa etkili iddia ve itirazların karşılanmadığı, gerekçenin yeterli olmadığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler tartışılmadan karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Avukatlık faaliyeti için kullanılan banka hesabının haczedilemez nitelikte olduğu, mesleki faaliyetin ancak bu hesap üzerinden yürütülebildiği ve bu durumun avukatlar açısından bir zorunluluk olduğu, söz konusu hesapta mahkeme ve icra dairelerinden yatırılan tutarların bulunduğu, 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mesleki faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli olan banka hesabına uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Avukatlık faaliyetini yürütmekte olan davacının UYAP sisteminde tanımlı ve zorunlu olarak kullanmakta olduğu banka hesabına bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla haciz uygulandığı ve söz konusu hesaptan 170,60 TL tahsil edilmesi üzerine söz konusu haczin kaldırılması ve tahsil edilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Haczedilemeyecek Mallar” başlıklı 70. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde, borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyasının haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Avukatlık faaliyeti ile iştigal eden davacının 13/09/2011 tarihinde kişisel hesap olarak açtığı ve Adalet Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısı üzerine mahkemeler ve icra daireleri tarafından yapılacak ödemeler ve aynı zamanda avukatlık mesleğinin icrası için dava açılması, harç ödenmesi gibi işlemlerin yapılabilmesi bakımından zorunlu olarak kullanılan ve UYAP sistemine tanımlatılan banka hesabına davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … … Yan Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla haciz uygulanan olayda, davacının salt mesleki faaliyetinde kullanılan ve UYAP sistemine tanımlatılan hesaba haciz uygulanamayacağı açık olmakla birlikte, söz konusu hesabın meslek faaliyeti yanında kredi kartı borç ödemesi, akaryakıt alımı, konaklama ve seyahat ödemeleri gibi özel harcama ve ihtiyaçlar için de kullanmak suretiyle bir kısım ödemelerin yapıldığı, sadece mesleki faaliyetin yürütülmesi amacıyla kullanılmadığı dolayısıyla davacının kendi iradesiyle bir havuz hesabına dönüştürüldüğü, bu haliyle haciz tatbiki sırasında hesapta bulunan paranın icra iflas dairelerinden müvekkillerin takip edilen işleri nedeniyle tahsil edilen paralar mı yoksa avukatın diğer şahsi işlerine mi ait olduğunun ayırdedilmesinin her zaman mümkün olamayacağı dikkate alındığında, dava konusu hacizde hukuka aykırılık bulunmamış olup yazılı gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun kabulü suretiyle davacının banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması ve tahsil edilen paranın yasal faizi ile birlikte iadesi yönündeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda, davalı idarece dava konusu haczin dayanağı olarak dosyaya ibraz edilen ödeme emirleri hakkında Mahkemelerce verilen kararların dikkate alınması gerektiği tabidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.