Danıştay Kararı 3. Daire 2019/724 E. 2022/3156 K. 15.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/724 E.  ,  2022/3156 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/724
Karar No : 2022/3156

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 ilâ 2016 yıllarında gerçekleştirilen gayrimenkul kiralama faaliyetinden elde edilen gelirin ticari kazanç kabul edilip vergilendirilmesine yönelik olarak … Belediyesi İktisadi İşletmesi adına geriye dönük kurumlar vergisi ve geçici vergi mükellefiyeti tesis ettirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazı ile duyurulan işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde düzenlenen gayrimenkul sermaye iradı kapsamında sadece kira geliri elde eden davacı belediyenin; ticari, sınai ve zirai bir faaliyetinin diğer bir deyişle ticari bir işletmesinin bulunduğu yolunda bir tespite yer verilmediği, tanımı gereği belirli bir süreyi kapsaması zorunlu olan kiralama işleminin devamlılık unsurunu içeren bu niteliğinin, tek başına, faaliyetin ticari işletme olduğunu kabule yeterli olmadığı, dosyada mevcut muhtelif kira sözleşmelerinin; belediye tarafından büfe, çay bahçesi, otopark, halı saha olarak tahsis edilen yerlerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre boş bir şekilde kuru mülkiyetin kiraya verilmesini içerdiği, bu durumda, kurumlar vergisi mükellefi olmayan ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre boş olarak ihale edilen gayrimenkuller nedeniyle kira geliri elde eden davacı belediyenin iktisadi işletmesi adına, mükellefiyet tesisi için gerekli bütün koşulların oluştuğu yönünde somut tespit içermeyen vergi inceleme raporu uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle mükellefiyet tesisi işlemi iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Belediyenin 2012 ila 2016 yıllarındaki gayrimenkul kiralamalarına ilişkin ticari faaliyetinden dolayı iktisadi işletmesinin oluştuğu, gelir elde eden işletmenin mükellefiyet tesis ettirmediği, çay bahçesi, otopark, terminal, tuvalet, halı saha tesisleri, apart otel gibi yerlerin kiralanmasının işletme hakkının devri mahiyetinde olduğu, diğer gayrimenkullerin ise iş yeri olarak kullanılmak üzere kiralandığı, taşınmaz kiralamalarının ticari amaçla ya da ticari organizasyon çerçevesinde gerçekleştirilmesi, devamlı surette, belirli bir hacim ve ehemmiyette olması nedeniyle Belediyenin iktisadi işletmesi adına mükellefiyet tesisinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin (c) bendinde, iktisadi kamu müesseselerinin kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında da kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren unsurlardan oluşacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 2. maddesinin 6. fıkrasında, iktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadî niteliğini değiştirmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre Belediyelere ait işletmelerin kurumlar vergisine tabi tutulabilmesi için bu işletmelerin faaliyetlerinin sürekli olması ve faaliyetlerinin ticari, sınai ve zirai nitelik taşıması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı belediyece 2012 ila 2016 yılları arasında gerçekleştirilen kiralama faaliyetlerinden; doğu terminali, butik otel ve Taşkonak tesislerinin kiralanması nedeniyle elde edilen gelirin ticari kazanç niteliği taşıdığı, bu faaliyetleri ile tedavül ekonomisine katılan davacının kiralama faaliyetinin devamlılık gösterdiği sonucuna varıldığından, bu faaliyetlerinin ticari işletme sayılarak adına kurumlar vergisi ve geçici vergi yönünden mükellefiyet tesis edilmesi ve bu nedenle elde edilen gelirin de vergilendirmeye tabi tutulması gerektiği anlaşıldığından, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısım yönünden bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.