Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7444 E. 2022/3406 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7444 E.  ,  2022/3406 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2019/7444
Karar No : 2022/3406

TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVACI) … Deri Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU: … …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, şirket çalışanı tarafından takip edilen kasa defterleri ile çek senet listelerindeki kayıtlarla yasal defter ve kayıtların karşılaştırılması neticesinde bir kısm hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, usul ve esasa uygun olmayan bağışlardan dolayı kurum kazancını azalttığı yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak bahisle 2012 yılı için re’sen salınan bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, şirket çalışanı tarafından takip edilen kasa defterleri ile çek senet listelerinde yer alan kayıtlar ile yasal defter ve belgelerde yer alan kayıtlar arasında fark tespit edildiği, kasa defterleri ile çek senet listelerindeki bir takım kayıtların yasal defter ve belgelerde hiç bulunmadığı, bazı kayıtlar şirket/şahıs unvanı anlamında tutarlı olmasına rağmen tutar ve kayıt tarihi itibariyle uyumlu olmadığı, kasa defterleri ve çek senet listelerindeki kayıtların altında bir boşluk bırakılmak suretiyle şirket yetkililerince imzalandığı, sözü edilen farkların neden kaynaklandığı ve mahiyeti hususunda davacı şirket yetkililerine yöneltilen sorulara, genel anlamda kasa defterlerinde yer alan kayıtların şirketin faaliyeti ile ilgili olduğu ve şirket çalışanlarıınca tarafından eklemeler yapılabileceğinin beyan edildiği, buna ilişkin olarak ise şirket yetkililerinin gün sonunda imzaladığı kasa defterleri sayfalarının altında bir boşluk bulunduğu, çek senet listelerinin ise bilgisayar çıktısı şeklinde olduğu, ekleme yapılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı düştüğü ve yasal defterler dışında kasa defteri olarak adlandırılan defterler aracılığı ile beyan dışı hasılatın bulunduğunun saptandığı ve fark kurum kazancının tespitinde şirket yetkilisinin verdiği ifadesinde de belirtildiği üzere %25 ve %30 karlılık oranının ortalamasının alınmasında hukuka aykırlık görülmediği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde, kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından kanunda sayılan indirimlerin sırasıyla yapılacağı, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı indirim konusu yapılabileceği, 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 10.3.2.6 bölümünde ise, 5904 sayılı Kanunla yapılan bu değişiklikle birlikte, Kanunun yayım tarihinden (3/7/2009) itibaren üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerine yapılan aynî veya nakdî bağış ve yardımların tamamı, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabileceği açıklamasına yer verildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi için fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin indirilmesi kabul edildiği ancak Bursa Orhangazi Üniversitesine yapılan bağış kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmediğinden ve kanunen indirilecek giderler arasında yer almayan kamuya yararlı dernek statüsünde olmayan Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneğine yapılan bağışı kazançtan indirildiğinden Fakir ve Muhtaçlara Yardım Derneği Bursa Şubesine yapılan 112.612,40-TL tutarındaki yardım ve bağışın “770 Genel Yönetim Giderleri” hesabına kaydedildikten sonra 101.656,00-TL’lik kısmının kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilmek suretiyle kurum kazancından tekrar indirildiği bu suretle kurum kazancının azaltıldığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve bu vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, somut bir saptama olmaksızn özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ile üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ve özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, re’sen tarh nedeninin oluşmadığı, tarhiyata esas alınan defterin şirkete ait olmayıp şirket çalışanının şahsi defteri olduğu, her tahsilatın tahakkuk etmiş gelir olarak değerlendirilemeyeceği, sözde kasa defterinde yer alan işlemlerin resmi defterlere intikal ettirildiği, söz konusu defterin vergi matrahını azaltmak amacıyla tutulmadığı, gelirin dönemselliği ilkesinin ihlal edildiği, tespit edilen kayıt dışı hasılat ile esas alınan karlılık oranının varsayıma dayandığı, olayda üç kat vergi ziyaı cezası kesilemeyeceği, bağışların kayıtlara işlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, geçici vergi üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesinin kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğyle kesin olarak karar verildi.