Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7712 E. 2022/3620 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7712 E.  ,  2022/3620 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7712
Karar No : 2022/3620

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Anonim Şirket’inin kısmi bölünmesiyle kurulan ve 31/01/2013 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanıp sermayesi sözü edilen kısmi bölünme neticesinde aktarılan 75.322.877 TL değerindeki ayni sermayeden oluşan davacı tarafından, sermayenin atıl kaldığından bahisle 40.000.000 TL tutarında azaltılması sonrasında azaltılan bu tutarın Hollanda mukimi olan şirket ortağı … ‘ye aktarılmasının tevkifata tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen 2017 yılının Aralık dönemine ilişkin beyanname üzerinden, bu çekinceye itibar edilmeyerek tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin kaldırılarak yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Anonim Şirketi’nin kısmi bölünmesi ile kurulan ve bölünülen şirketten 75.322.877,00 TL sermaye aktarılan davacının daha sonra sermayesini 457.925,00 TL artırarak 75.780.802,00 TL’ye çıkardığı, sonrasında da 40.000.000 TL sermaye azaltımına giderek Hollanda’da mukim ortağa aktarılan tutarın gelir vergisi kesintisine tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye karşı açılan davada, sermaye azaltımında, ortaklarca nakdi olarak ödenen sermayenin tekrar ortaklara dağıtılması kar dağıtımı mahiyetinde olmadığından tevkifat yükümlülüğü bulunmadığı, buna karşın kar unsurlarının sermaye eklenmesi ve benzer şekilde karın sermayeye dönüştürülerek dağıtılmasının ise kar dağıtımı niteliği taşıdığı dolayısıyla tevkifat yapılması gerekeceği, işlem ve muamelelerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı vergisel olaylarda, dağıtılan sermayenin mahiyet olarak ortaklarca yatırılmış tutarlardan mı, yoksa kardan mı oluştuğunun önem taşıdığı dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde azaltıma konu 40.000.000TL sermayenin kaynağının tespitinin gerektiği, bölünen … Anonim Şirketinin 31/12/2012 tarihli bilançosunun incelenmesinden, 124.826.508,62 TL geçmiş yıl karı bulunduğu, 2012 yılı dönem karının ise 18.635.693,58 TL olduğu, bu bağlamda 01/01/2013 tarihinde oluşacak geçmiş yıl karlarının 143.462.202,20 TL olacağı, 31/12/2013 tarihli bilançoda ise geçmiş yıl karlarının 68.139.325,20 TL olduğu; bu durumda 2013 yılı içinde gerçekleştirilen işlemlerle geçmiş yıl karlarının 75.322.877 TL azalmış olduğu, bu tutarın ise 2013 yılında davacı şirkete aktarılan sermayeye denk geldiği ve bahse konu sermayenin tamamının … Anonim Şirketi’nin geçmiş yıl karlarının aktarılması suretiyle oluştuğunun anlaşıldığı, davacının sermayesi içerisinde … Anonim Şirketinden aktarılan tutarın yanı sıra sermayeye ilave edilmiş 457.925,00 TL’nin daha bulunduğu, ancak davacının dağıttığı 40.000.000 sermayenin bir kısmının ilave edilen bu tutardan karşılandığına dair bir bilgi veya belge sunmadığı görüldüğünden, sermaye azaltımı için ortağa ödenen tutarın ortakça yatırılan sermaye değil, bölünen kurumun geçmiş yıl karlarından oluştuğu ve kar dağıtımı niteliğinde olduğu, yurt dışında mukim ortağa yapılan bu kar dağıtımının da stopaja tabi olduğu sonucuna varıldığından, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen vergide hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kısmi bölünme sırasında işletmenin aktif ve pasifleriyle kül halinde devrolduğu, aktif ve pasif arasındaki farkın kurulacak şirketin ayni sermayesi olduğu, sermayenin niteliği belirlenirken Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun kısmi bölünmeye ilişkin hükümlerinin göz ardı edildiği, Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, kurulacak şirkete kayıtlı değerlerin ayni sermaye olduğunun açıkça belirtildiği, homojen yapıda olup, herhangi bir alt kırılım içermeyen sermayenin … Anonim Şirketi’nin geçmiş yıl karının farkı üzerinden nitelendirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca “… TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.