Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/7766 E. , 2022/4423 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7766
Karar No : 2022/4423
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 2016 yılının Eylül dönemine ait indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklendiği katma değer vergisi alacağının vergi borçlarına mahsuben iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 2016 yılının Nisan ila Ağustos dönemlerine ait indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklendiği katma değer vergisi alacağının vergi borçlarına mahsuben iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik işlemin … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine 2016 yılının Eylül dönemine ait indirimli oran katma değer vergisi iadelerine yönelik olarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavir Katma Değer Vergisi İadesi Tasdik Raporu üzerinde yapılan inceleme neticesinde, yeminli mali müşavir …’a tebliğ edilen … tarih ve … sayılı yazıyla, katma değer vergisi iadesi tasdik raporunun farklı bir konuya ilişkin olarak tespit edilen eksikliğin giderilmesi halinde … Vergi Mahkemesinin sözü edilen kararına istinaden işleme konulabileceğinin bildirildiği, … tarih ve … sayılı yazı ile de söz konusu Mahkeme kararına istinaden Yeminli Mali Müşavir Raporunun işleme konulacağına ilişkin … tarih ve … sayılı yazının sehven yazıldığı, dava konusu döneme ait iade işlemlerinin yerine getirilebilmesi için ihraç kayıtlı yüklenim farkı iadesine yönelik hesaplamaların düzeltilmesi halinde Yeminli Mali Müşavir Katma Değer Vergisi İadesi Tasdik Raporunun işleme konulabileceğinin bildirildiği, anılan yazı ilgi tutularak davacı tarafından davalı idareye başvuru yapılmak suretiyle daha önce dava konusu edilen 2016 yılının Nisan ila Ağustos dönemlerine ait indirimli orana tabi teslimlerden doğan katma değer vergisi iadesi ile uyuşmazlık konusu olan döneme ait indirimli orana tabi teslimlerden doğan katma değer vergisi iadesi konusunun aynı olduğu, bu nedenle mahsuben iade işlemlerinin yapılmasının talep edildiği ve sonrasında idarece dava konusu işlemin tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, davalı idare tarafından davacı şirketin iade talebine yönelik başvurularının Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin III.B-3.1.1 bölümünde yer alan düzenleme esas alınmak suretiyle yerine getirilmediği görülmekle beraber söz konusu düzenlemede yer alan ayrıma 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yer verilmediği görüldüğünden, Yeminli Mali Müşavir Katma Değer Vergisi İadesi Tasdik Raporlarına istinaden mevzuat çerçevesinde bir değerlendirme yapmaksızın talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, bu aşamada davacının iade ve mahsup talebinin davalı idarece usul yönünden reddedildiği ve söz konusu talebin esas yönünden idarece ayrıca incelenip değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinin açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki açık düzenleme gereğince indirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade talebine ilişkin olarak hazırlanacak hesaplama tablosunda yüklenim farkı olup olmadığına bakılmaksızın ihraç kayıtlı satışlar da dahil tüm indirimli orana tabi işlemlerin dahil edilmesi gerektiği dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işleme ilişkin uygulamaya yönelik olarak Kanunda bir hüküm bulunmadığı ve hakkın özüne dokunabilecek bir düzenlemenin tebliğ ile yapılmasının söz konusu olamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin, III.B-3 İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması, 3.1 İade Tutarlarının Hesaplanması, 3.1.1. Yılı İçinde Talep Edilen Mahsuben İade Tutarlarının Hesaplanması başlıklı bölümünde, indirimli orana tabi işlemleri bulunan mükelleflerin, bu işlemleri nedeniyle yüklendikleri ve indirim yoluyla telafi edemedikleri için yılı içinde mahsuben iadesini talep edecekleri tutarını aylar itibarıyla ve kümülatif olarak hesaplayacakları, iade talebinin, ilgili vergilendirme dönemleri itibarıyla indirimli orana tabi tüm işlemleri kapsaması gerektiği, işlemlerin ayrıştırılıp sadece bir kısmına yönelik hesaplama yapılması ve bu şekilde iade talep edilmesinin mümkün olmadığı düzenlemesine yer verilmiştir.
Genel Tebliğin anılan kısmına göre yurt içi ve ihraç kayıtlı indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin kümülatif olarak hesaplanması gerekirken indirimli orana tabi işlemler ayrıştırılmak suretiyle sadece yurtiçi indirimli orana tabi teslimler nedeniyle yüklendiği katma değer vergisi alacağının mahsuben iadesi talebinin reddi yönündeki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından yazılı gerekçeyle iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.