Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7777 E. 2022/3457 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7777 E.  ,  2022/3457 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7777
Karar No : 2022/3457

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ: Av….-Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uymak suretiyle sonuçlandıran … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, özel maliyet bedeline ilişkin amortisman giderinin, tatil köyünün fiilen devredildiği 2006 yılında bir defada indirim konusu yapılabileceği, takip eden dönemlerde kurum kazancının tespitinde özel maliyet bedeli kaynaklı amortisman ayrılamayacağı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, bir önceki takvim yılından devir gelen kurum zararının bulunmadığı da gözetilerek 2010 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2009 yılı hesap ve işlemlerinin kurumlar vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca resen tarh edilen kurumlar vergisine karşı açılan dava … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı karar ile reddedildiğinden dava konusu tarhiyatın, önceki yıldan devir gelen zarardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, davacı tarafından, … tarih ve … yevmiye numaralı yap-işlet-devret sözleşmesiyle yapımı üstlenilerek 2005 yılında tamamlanan ve aynı tarihli kiralama sözleşmesi uyarınca 2006 yılına kadar bedelsiz olarak işletilen tatil köyünün, 07/12/2006 tarihli fesih sözleşmesi uyarınca … İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’ne devredildiği, demirbaşlarla ilgili olarak değinilen şirkete 01/12/2006 tarihli faturanın düzenlediği, sözleşme hükmü gereği, tatil köyünün tamamlanması sonrasında davacı şirkete devri öngörülen … İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’ne ait yedi adet taşınmazın 07/12/2006 tarihinde davacı şirket yetkilisinin talimatı doğrultusunda … Turizm İşletmecilik Seyahat Ticaret Limited Şirketi adına tapuda tescil edildiğinin anlaşıldığı olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 327. maddesi gereğince, kira veya işletme hakkı süresi dolmadan kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde henüz itfa edilmemiş olan giderlerin, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir defada gider yazılması gerektiği, 2006 yılında tahliye edilerek boşaltılan ve işletme hakkı … İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’ne devredilen tatil köyü ile ilgili özel maliyet bedelinin henüz itfa edilmemiş kısmına ilişkin sonraki yıllarda amortisman ayrılmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, 2006 yılında bir defada gider yazılmayarak 2010 yılında ayrılan amortisman tutarının giderlerden çıkarılması suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2009 yılı kurumlar vergisi için kesilip 30/12/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının, uyuşmazlığa konu 2010 yılı için tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak bu kısım yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına yönelik istinaf başvurusu ise reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında inceleme yapmadığı gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken Vergi Dava Dairesinin mahkemenin yerine geçerek karar verilmesinin usule aykırı olduğu, yine temyize konu kararda davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmamasının da usule aykırılık teşkil ettiği, kararın; davalı idarece tanzim edilen vergi inceleme raporunu esas aldığı, iddialarının tartışılmadığı, özel maliyet bedeli kaynaklı amortismanın tamamının 2006 yılı yerine devam eden yıllarda itfa edilmesinin hazine lehine bir durum olduğu, olayda vergi kaybının bulunmadığı, re’sen tarh nedeninin açıkça ortaya konulmadığı, yatırım indiriminden haksız biçimde yararlandırılmayarak geçmiş yıl zararlarının ortadan kaldırıldığı, vergi inceleme elemanının öznel bakış açısıyla sadece sözleşme hükümlerini yorumlayarak hatalı sonuca vardığı, … İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’nce ödenen tutarların sözleşmenin fesih bedeli olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdare tarafından ise 2009 yılına ilişkin olup 2014 yılında tebliğ edilerek kesinleşen cezanın, 2010 yılına ilişkin dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasına esas alınabileceği, ilk cezanın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıllık sürenin geçirilmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.