Danıştay Kararı 3. Daire 2019/995 E. 2022/3256 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/995 E.  ,  2022/3256 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/995
Karar No : 2022/3256
+
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü

2- (DAVACI) : … Boya Kimya Oto İletişim Bilgisayar Elektrik Elektronik Medikal İnşaat Malzemeleri İmalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sprey boya imalatında kullanılmak amacıyla aldığı bir kısım emtiayı imalatta kullanmaksızın belgesiz sattığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendine göre kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yapılan tespitler uyarınca davacı şirketin elektrik tüketim bilgisi ile üretebileceği ürün miktarı ve ürettiğini iddia ettiği ürün miktarı arasında bariz bir uyumsuzluğun bulunduğu, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olmasına karşın davacı tarafından iddia edilen üretimin kanıtlanamadığı, jeneratörlerin alınmasından önceki dönemlerde de aynı miktarlarda üretimin yapıldığı, elektrik kesintisi ve voltaj düşüklüğüne ilişkin iddiaların ise vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan kişilerin ifadeleri nazara alındığında, gerçeği yansıtmadığı, beyan edilen aerosol üretiminin gerçekleşmediği anlaşıldığından ilgili dönemde kayıt dışı satılan LPG miktarının 9.730.840,56 TL, su bazlı boya miktarının 17.369.151,25 TL, kutu, kapak, valf ve aktüatör miktarının ise 814.129,00 TL tutarında olduğu ve bu verilerden hareketle toplam kayıt dışı hasılatının 27.914.120,81 TL olarak hesaplandığı, davacı şirketin düzenlediği faturalardan üretebileceği maksimum aerosol miktarı hesaplanıp bu kısmın üretimde kullanıldığı, kalan kısmın ise aerosol satışı gibi belge düzenlemek suretiyle stok azaltılması amacıyla elden çıkartılarak muhteviyatı itibariyle yanıltıcı faturalarla belgelendirildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla üretimde kullanılmadığı anlaşılan LPG’nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre hesaplanan fiyatlarla ve su bazlı boya, kutu, kapak, valf ve aktüatörün ise envanter dengesi yeniden oluşturulmak suretiyle ve 213 sayılı Kanun’un 267. maddesi uyarınca belirlenen fiyatlarla satıldığının kabulü suretiyle hesaplanan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmının düzeltme fişleriyle terkin edildiğinin bildirildiği, somut tespit olmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ve özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, mahsup dönemi geçtiğinden geçici verginin aranmayacağı, belge düzenlenmesi ve alınmasını gerektiren bir işlemde belge verilmediği veya alınmadığı tespitinin yapılması halinde zamanaşımı süresi içerisinde özel usulsüzlük cezası kesilebileceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, yasal olmayan hiçbir faaliyette bulunmadıkları, fiili tüketim raporlarında temel hammadde girdileri üzerinden yapılan randıman incelemesinde kullandıkları hammadde miktarıyla ürettikleri sprey boya miktarının uyumluluk arz ettiği, üretilen sprey boya miktarının litreye çevrilmesi sonucu yoğunluktan dolayı 240 gr olduğu, boyaların 400 ml’lik kutularda satıldığı, dönem başı stokunda 600’ün üzerinde kutu olduğu, dönem içerisinde de yüklü miktarda kutu ve kapak satın alındığı, kaldı ki vergi inceleme raporunda da imalat için alınan ürünler ile imal edilen ürünler hakkında herhangi bir uyumsuzluğa yer verilmediği, alıcı ve satıcı beyanlarının da bu durumla örtüştüğü, dolayısıyla soyut tespit ve kanaate dayalı düzenlenen rapora istinaden tarhiyat yapılamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacının ileri sürdüğü iddiaların savunma dilekçesinde ve kararlarda karşılandığı, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilkderece mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.