Danıştay Kararı 3. Daire 2020/1163 E. 2022/3269 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/1163 E.  ,  2022/3269 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1163
Karar No : 2022/3269

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Petrol Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketi

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2015 yılında bir kısım alımları için belge almadığı, bazı satışlarını ise kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak Ocak ila Aralık dönemleri için adına re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2015 yılı motorin stok hareketlerine bakıldığında dönem başı stoğu ile dönem içi alışlar toplamından 13.155,84 litre daha fazla satışı olduğunun görüldüğü, motorin satışlarından başka mal satışı olmamasına karşın satın alınan madeni yağlara ilişkin envanter defteri kayıtlarında bulunduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığından belgesiz olarak satıldığının anlaşıldığı, 2015 yılında Bs formlarıyla 741.816,00 TL satış bildirildiği, ancak davacıdan Ba formlarıyla 2.539.911,00 TL mal alışı bildiren mükellefler olduğu, söz konusu durumla ilgili davacı temsilcisinin satış olmadan fazladan fiş düzenlenmiş olabileceği şeklinde beyanda bulunulduğu, yazar kasa fişleri istenilmesine rağmen ibraz edilmediği, Ba formuyla mal alışında bulunan mükelleflerden istenilen ödeme kaydedici cihaz fişleri incelendiğinde bu fişlerde yer alan MF numaraları ile davacının Z raporları üzerinde yer alan MF numaralarının uyumlu olduğu ve davacıdan alındığı bildirilen akaryakıt alımlarının doğruyu yansıttığının saptandığı, davacıdan alındığı bildirilen motorin satış tutarı ile davacı tarafından beyan edilen motorin satış tutarı arasındaki fark kadar hasılatın kayıtlara yansıtılmadığı, ayrıca satın alınan madeni yağların envanter defteri kayıtlarında bulunduğuna dair bir tespit yapılamadığı gibi 2015 yılı yevmiye defteri kayıtlarına göre motorin satışlarından başka akaryakıt ve mal satışının olmadığı görüldüğünden madeni yağın davacı tarafından belgesiz olarak satıldığı, kayıt dışı hasılat üzerinden hesaplanan karın kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyerek beyan dışı bırakıldığı sonucuna ulaşıldığı öte yandan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2015 yılı Petrol ve LPG Piyasası Fiyatlandırma Raporu’nda piyasada faaliyet gösteren şirketlerin motorinde brüt kar marjlarının %14,45 olarak tespit edildiği, Antalya Sanayi Odası tarafından 2013 ve 2014 yıllarında madeni yağ satışından elde edilebilecek perakende ortalama karlılık oranının %10, motorin satışından doğan karlılık oranının %15 oranına kadar değişiklik gösterebileceğinin bildirildiği, davacının lehine hareketle motorin satışlarında Cizre Sanayi ve Ticaret Odası tarafından bildirilen %7 karlılık oranının, madeni yağ satışlarında ise %5 karlılık oranı uygulanarak bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kurumlar ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan ettikleri %3-4 karlılık oranı yerine %7 olarak uygulanan karlılık oranının uygun olmadığı, vergi inceleme raporunun envanter çalışması yapılmaksızın düzenlendiği, somut tespitlere dayanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının 2015 yılında bir kısım satışlarını kayıt ve beyan dışı bıraktığının yasal defter belgeler ile Ba-Bs analizleri sonucu tespit edildiğinden inceleme raporuyla belirlenen kayıt ve beyan dışı bırakılan tutar üzerinden karlılık oranı hesaplanarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.