Danıştay Kararı 3. Daire 2020/1532 E. 2022/4320 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/1532 E.  ,  2022/4320 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1532
Karar No : 2022/4320

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2007 ila 2011 yıllarına ait muhtelif kamu alacaklarının tahsili amacıyla banka hesaplarına … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve …; … tarihli ve … sayılı haciz bildirimleri uyarınca uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde davacıya tebliğ edilmesi üzerine ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, ödemede ya da mal bildiriminde de bulunulmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının haczin, … tarih ve … ila …; … tarih ve …, …; … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Hacizlerin dayanağı … tarih ve … ila … ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin 17/12/2009 ve 04/02/2010 tarihlerinde davacının iş yeri adresinde abisi ve yeğeninin imzasına tebliğ edildiğinin görüldüğü, Dairelerince idareye bu şahıslara neden tebligat yapıldığının, ilgili tarihlerde davacının işçisi bulunup bulunmadığının sorulması üzerine, davalı idarece ilgili dönem muhtasar beyannamesinde davacının işçisinin olmadığı bildirildiğinden, davacının iş yeri adresinde memuru müstahdemi ve işçisi olmayan kişilere yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, … tarih ve … ila …; … tarih ve … ile …; … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin, 11/06/2012 ve 15/12/2014 tarihlerinde davacının mernis adresi olmayan bir adreste abisi ve yengesi imzasına yapılan tebliğinin de geçerliliğinden söz edilemeyeceği, …. tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin ise davacının mernis adresi olarak görünen adreste 01/07/2015 tarihinde yeğeni imzasına tebliğ edildiği, davacının; adresin birkaç katlı apartman olduğu, giriş katında abisinin dükkanı olduğu, tebligatların kolaylık olsun diye abisinin dükkanında abisine ve abisinin oğluna yapıldığı, abisi ile dargın oldukları yönündeki iddiaları üzerine, sözü edilen adresin tek dairelik bir konut mu olduğu, yoksa birkaç kattan ve ayrı ayrı dairelerden mi oluştuğu, binanın giriş katında iş yeri bulunup bulunmadığı ve 01/01/2015 tarihinden itibaren kimlerin ikamet ettiği hususlarının sorulmasına ilişkin Dairelerince verilen ara kararına Dilovası Belediyesi ve Dilovası İlçe Nüfus Müdürlüğü’nce verilen cevabi yazılarda, adresin beş katlı bina olduğu, …’nın iş yeri, … numaranın ise mesken olduğu, adreste … soyisimli bir ailenin oturduğu, davalı idarece de aynı adreste davacının abisinin hırdavat faaliyeti dolayısıyla mükellefiyet kaydı bulunduğunun bildirildiği, dolayısıyla beş katlı apartman dairesinden ve girişinde abisine ait dükkandan oluşan davacının mernis adresinde, tebligatın bizzat kendisine veya kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah ettiği dairede bulunanlardan birine yapılması gerekirken, tebliğ alındısı üzerine bu hususta bir şerh düşülmeksizin yeğenine yapılan tebligatın da usulsüz olduğundan, bahsi geçen ödeme emirleri içeriğindeki borçlar için haciz aşamasına gelindiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle Mahkeme kararının, dava konusu hacizlerin, … tarih ve … ila …; … tarih ve …; … tarih ve … ila …; … tarih ve … ile …; … tarih ve …; … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra sözü edilen ödeme emirlerinden kaynaklanan hacizler kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının mernis adresindeki numaranın 122, abisinin iş yeri adresinin ise 122/A olduğu, tebliğlerin 122 numaraya yani mernis adresine yapıldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının banka hesaplarına uygulanan hacizlere karşı açılan davada, hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinden … tarih ve … takip numaralı ödeme emri, 07/02/2011 tarihinde mükellefiyeti re’sen terk edilen, kendisinin iddiasının ise 2010 yılı içerisinde işi terk ettiği yönünde olan davacının … Mh. … Cd. No:… Dilovası/Kocaeli olan ikametgah adresinde 01/07/2015 tarihinde yeğeni imzasına tebliğ edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93 ilâ 109. maddelerinde; tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler ile memur eliyle tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartiyle tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmıştır.
“Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddenin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, 2365 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın doğduğu dönemde yürürlükte olan haliyle 213 sayılı Kanun’un 101. maddesine göre bilinen adresler; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tesbit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle), bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler olarak sayılmış, tebligatın gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olan adresin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Ödeme emrinin tebliği tarihi itibarıyla işi bırakmış olan davacının MERNİS adresi olarak bildirdiği adreste tebligat yapılması usule uygun olduğundan dava konusu hacizlerin … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, yazılı gerekçelerle haczin kaldırılması yolunda verilen Vergi Dava Dairesi kararının ilgili hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; … tarih ve … ila …; … tarih ve …; … tarih ve … ila …; … tarih ve … ile …; … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4.Kararın; haczin … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.