Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1633 E. , 2022/3343 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1633
Karar No : 2022/3343
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …. Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nden alınamayan 2012 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih .. takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 18/01/2012 tarihinde şirkete müdür olarak atandığı ve 26/09/2012 tarihinde müdürlük görevinden istifa ettiğinin 16/10/2012 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, … tarih ve … takip numaralı ödeme emri içeriğinin beyan üzerine tahakkuk eden vergilere ilişkin olduğu ve değinilen ödeme emrinin 1, 5 ila 13,15 ve 16.satırında yer alan kamu alacaklarının ödenmesi gerektiği tarihte davacının kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından ödeme emrinin sözü edilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emrinin diğer kısımlarına ilişkin kamu alacaklarının ise asıl borçlu şirket tarafından 30/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından, asıl amme borçlusu şirket adına vadesi değişen borç için yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken, oluşan yeni hukuki durumla nev’i değişen amme borcunun ödenmesinden sorumlu olmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına kanuni temsilci sıfatı ile düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, 18/01/2012 ila 26/09/2012 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu … Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nden alınamayan 2012 yılına ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, şirketin 30/11/2016 tarihinde ödeme emrine konu kamu alacaklarının bir kısmını 6736 sayılı yasa kapsamında yapılandırdığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emrinin, 1, 5 ila 13, 15 ve 16.satırındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Af kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun; şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez. Ancak kamu alacağının ilgili olduğu dönemde kanuni temsilci olmakla birlikte bu sıfatı yapılandırma öncesi sona eren ve yapılandırma tarihinde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının bu durumu söz konusu borçtan sorumluluğunu ortadan kaldıracağından ihlal edilen yapılandırmanın konusunu oluşturan kamu alacağıyla ilgili olarak bu aşamada davacının sorumluluğundan bahisle adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu ödeme emrinin 2, 3, 4 ve 14.satırındaki kamu alacakları yönünden yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyiz konu Vergi Dava Dairesi kararının;… takip numaralı ödeme emrinin 1, 5 ila 13, 15 ve 16.satırındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın; … takip numaralı ödeme emrinin 2 ila 4 ve 13. Satırındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.