Danıştay Kararı 3. Daire 2020/1848 E. 2022/4009 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/1848 E.  ,  2022/4009 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1848
Karar No : 2022/4009

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, muhasebecilik hizmeti sunduğu … adına mükellefiyet tesis ettirerek faaliyette bulunan … ‘ın gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu rapora istinaden 2016 ve 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla adına müteselsil sorumlu sıfatıyla tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhasebecilerin, hizmet verdikleri mükellefin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak dışında vergi incelemesi yapma yetkilerinin olmadığı, bu nedenle imzaladıkları beyannamelere esas alınan faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğunu bildiklerine yönelik somut bir saptama bulunmadan sorumlu tutulamayacakları dikkate alındığında, asıl mükellef adına yapılan tarhiyatın muhasebecilik faaliyetiyle ilgili hususlardan kaynaklanmadığı, öte yandan davalı idarece davacının, muhasebeciliğini yaptığı kişinin sahte fatura düzenlediğini bildiğine veya bilmesi gerektiğine dair somut tespitler ortaya konulmadan ortaya çıkan vergi kaybından müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının serbest muhasebeci mali müşavir olarak gerekli özeni göstermediği ortaya konulduğundan adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Vergi Dava Dairesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinin 1. fıkrasında, 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca mükelleflerin beyannamelerinin imzalatılması ve işlemlerinin tasdik edilmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş olup, maddenin ikinci fıkrasında ise yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarını, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
Davacının serbest muhasebecisi ve mali müşaviri olduğu … ‘ın 2016 ve 2017 yıllarına ait hesap ve işlemleri sahte fatura düzenleme yönünden incelenmesi sonucu … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği raporunun düzenlendiği, bu rapor ile anılan kişi adına mükellefiyet tesis ettirmek suretiyle … ‘ın komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, belirtilen kişinin serbest muhasebecisi ve mali müşaviri olan davacı hakkında … tarih ve … sayılı SMMM Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği ve tarh edilen vergiler, kesilecek cezalar ve gecikme faizlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle bağlı bulunduğu İnegöl Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce uyuşmazlık konusu ödeme emirleri düzenlendiği anlaşılmıştır.
Görüş ve Öneri Raporu’nda yer alan; … hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunda, … tarafından … adına tesis ettirilen mükellefiyetin gerçek bir mal veya hizmet teslim ve ifası amacına dayanmadığı, mükellefiyetin tesis edildiği, 02/05/2016 tarihinden itibaren herhangi bir gerçek mal veya hizmet satışının bulunmadığı, komisyon geliri elde eden kişinin aslında … olduğu, … tarafından, … adı altında 2016 ve 2017 takvim yıllarında sahte fatura düzenlenerek komisyon geliri elde edildiğinden tarh edilecek vergilerin ve kesilecek vergi ziyaı cezalarının … adına yapılmasının önerildiği, söz konusu mükellefin faturaların %96,50’sini düzenlediği … Aksesuar Mobilya Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhasebeciliğini davacının yaptığı şeklindeki tespitler uyarınca dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varıldığından aksi kanaatle verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.