Danıştay Kararı 3. Daire 2020/2068 E. 2022/3943 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/2068 E.  ,  2022/3943 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2068
Karar No : 2022/3943

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tasfiye Halinde … Oto Yedek Parçaları ve Nakliye Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ve davacının da aralarında bulunduğu kişilerin adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi kapsamında 30 gün içinde teminat verilmesi gerektiğini duyuran … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işlem üzerine tahakkuk eden teminat alacağının iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Teminat istenilmesine ilişkin işlemin dayanağı vergi tekniği raporu ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenleme faaliyetinde bulunduğu ve faaliyet içerisinde komisyon karşılığında düzenlenen sahte belgelerden kazanç elde ettiği sonucuna varıldığından, 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı yazıyla istenen teminatın süresinde yatırılmaması üzerine tahakkuk eden teminat alacağında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 6455 sayılı Yasa ile eklenen 153/A maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca teminat istenebilmesi için, muhatabın başkaca bir ticari faaliyeti olmadan, münhasıran sahte fatura düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği hususunun, hakkında düzenlenen bir rapor ile tespit edilmesi ve raporda mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin belirtilmesinin gerektiği, hal böyleyken; bu şartları haiz mükellef tarafından, mükellefiyet kaydının terkininden sonra, işe başlama bildiriminde bulunulursa, adına yeniden mükellefiyet tesis edilebilmesinin ön şartı olarak, tüm vergi borçlarını ödemesine ek olarak, düzenlediği iddia olunan sahte fatura tutarının %10’undan az olmamak kaydıyla teminat istenebileceği, bu düzenlemeyle amaçlananın, sahte fatura ticareti işi ile uğraşan mükelleflerin, yeniden mükellefiyet tesis ettirme talebiyle, vergi dairesine başvuruda bulunmaları halinde, aynı kanun dışı fiilleri işlemelerinin önüne geçmek olduğunun anlaşıldığı, olayda, davacının başka yerde sınıflandırılmamış diğer uzmanlaşmış inşaat işleri işi ile iştigal ettiği ve … Vergi Dairesinin … sayılı mükellefi olarak kayıtlı bulunduğu göz önüne alındığında, hukuki statüsünün 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesinin 4.fıkrasındaki tanıma girmediği, zira belirtildiği üzere dava konusu işlemin tesisinden önce vergi dairesinin kayıtlı mükellefi olduğu, öte yandan davacı tarafından, adına yeniden mükellefiyet tesisi talebiyle yapılmış bir başvuru bulunmadığı, bilakis teminat istenilmesine dayanak gösterilen mükellefiyet kaydının resen tesis edilen adi ortaklık olduğu göz önüne alındığında, somut olayda teminat isteme şartlarının bir arada gerçekleşmediği anlaşıldığından davacıdan teminat istenilmesine ilişkin işlem ile anılan teminatın süresinde yatırılmaması üzerine adına tahakkuk ettirilen teminat alacağında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu teminat istenilmesine ilişkin işlem ve tahakkuk eden teminat alacağı iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme organizasyonu dahilinde faaliyette bulunduğu ortaya konulduğundan 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesi kapsamında teminat istenilmesinde ve tahakkuk eden teminat alacağında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Davacı adına komisyon gelirleri nedeniyle salınan gelir vergisine ilişkin ihbarnamenin 27/03/2018 tarihinde düzenlendiği, sözü edilen tarhiyata karşı dava açıldığı dikkate alındığında, teminat istenildiği tarih itibariyle davacının sahte fatura düzenleme faaliyetinde bulunduğunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, bu gerekçeyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, Tasfiye Halinde … Oto Yedek Parçaları ve Nakliye Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme neticesinde davacının da aralarında bulunduğu kişilerin adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi kapsamında … tarih ve … sayılı işlem ile teminat istenildiği ve teminat verilmemesi nedeniyle teminat alacağının tahakkuk ettirildiği, davacı adına komisyon gelirleri nedeniyle takdir komisyonu kararı uyarınca 2013, 2014 ve 2015 yılları için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisine karşı dava açıldığı, sözü edilen vergileri ilişkin ihbarnamenin 27/03/2018 tarihinde düzenlendiği, bu ihbarnamelere karşı açılan davada, davacının gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenleme organizasyonu içerisinde komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşan ancak matrahı hukuka uygun bulmayarak azaltan … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularını reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2019/7027, K:2022/2062 sayılı kararıyla, davacı temyiz isteminin reddedildiği, davalı idare temyiz isteminin ise kısmen kabul edilerek, tarhiyatın matrahı yönünden azaltılan kısmı da hukuka uygun bulunarak kararın bu yönden bozulduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanun’un 6455 sayılı Yasa ile eklenen 153/A maddesinin dördüncü fıkrasında; birinci fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359. maddede yer alan sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenlerin, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10.maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesinin isteneceği, fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminatın bunlardan isteneceği, verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 6455 sayılı Yasa ile eklenen 153/A maddesinin dördüncü fıkrasının açık hükmü ile söz konusu fıkra kapsamında olup durumları kesinleşenlerden, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili Yasanın belirlediği oranda teminat yatırması isteneceği kurala bağlandığından, davacıdan teminat istendiği tarih itibariyle sahte fatura düzenleme eyleminin kesinleşip kesinleşmediğinin ortaya konulması uyuşmazlığı çözümünde önem arz etmektedir.
Davacı adına sahte fatura düzenleme fiilinden dolayı elde ettiği komisyon geliri nedeniyle takdir komisyonu kararı gereğince yapılan tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin 27/03/2018 tarihinde düzenlendiği ve bu tarhiyatlara karşı açılan davalara ilişkin yargılama sürecinin devam ettiği dikkate alındığında davacıdan teminat istenildiği 05/03/2018 tarihinde sahte fatura düzenleme eylemine ilişkin durumunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle dava konusu işlemi iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.