Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2196 E. , 2022/5028 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2196
Karar No : 2022/5028
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca bozulması üzerine söz konusu bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı ile elde ettiği hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2008 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının beyanı ile kredi kartlı satışlar arasındaki farka ilişkin olarak çekim ya da kredi kartlı satışların kimlere yapıldığı, bu kişiler arasında mükellefin kendisi, çalışanı ya da yakınları bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, uyuşmazlık döneminde davacının dönem başı stok, dönem içi alışlar ve satışlar, dönem sonu stok durumu dikkate alınarak emtia dengesi kurulmadığı dolayısıyla ancak bu belirlemelerin sonucunda kayıt dışı satış ya da hasılat mevcut ise kredi kartlı satışlardan kaynaklı fark tutarla karşılaştırma yapılmak suretiyle vergilendirilecek gerçek gelir tespit edilmeden kredi kartı yoluyla yapılan satışlar ile dönem katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilen matrah arasındaki fark bulunarak eksik incelemeye dayalı yapıldığı sonucuna ulaşılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, kredi kartı ile tahsil ettiği tutarların bir kısmına ilişkin olarak fatura veya fatura yerine geçen belge düzenlemediği ve söz konusu tahsilatları yasal kayıtlarına intikal ettirmediği saptanan davacı adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 25/12/2019 tarih ve E:2019/1629, K:2019/1183 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, POS cihazı ile elde ettiği hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2008 yılı için re’sen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi salındığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı kurala bağlanmış, 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükmüne yer verilmiş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi benimsenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kredi kartı, bankalar ve özel finans kurumları tarafından, müşterilerine gerek mal ve hizmet alış verişi gerek nakit çekimi maksadıyla verilen ve belli bir limit dâhilinde taşıyıcılarına, bedelini daha sonra ödemek kaydıyla alışveriş yapma imkânı sağlayan gayri nakdi kredi aracı olup, esas kullanım alanı mal ve hizmet alışverişi olduğundan, bir ticari işletmenin hesap döneminde elde etmesi gereken hâsılatının hesabında kredi kartı ile yapılan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan kazancın da dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, kredi kartının esas kullanım alanı olan mal ve hizmet alış verişi dışında, finansman temini amacıyla kullanıldığı yolundaki iddianın ispatı kart kullanıcılarına düşmektedir. Nitekim Danıştay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunan kişilere veya mükellefe ait kredi kartlarından, tüketim ihtiyacını aşan miktarda yüklü çekimler yapılması, kartların mal alışverişi amaçlı değil, finansman amaçlı kullanıldığına karine oluşturmaktadır. Ancak, bu karinenin kabulünün yukarıda belirtilen hususlarla ilgili olarak sunulacak makul ve hukuken kabul edilebilir delillerle ispatlamasına bağlı olduğu açıktır.
Vergilendirme, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılat tutarının matrah farkı olarak kabulü suretiyle yapılmış; davacı ise söz konusu dönemde nakit ihtiyacını karşılamak için akraba ve yakın arkadaşlarına ait kartlarla nakit çekimi yapmak zorunluluğunda kaldığı, söz konusu çekimlerin ticari amaçlı olmadığını ileri sürerek dava açmış olup, ticari icaplara aykırı düşen bu iddianın ispat yükü 213 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca kendisine ait olan davacının iddialarının araştırılması amacıyla Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacıdan, 2008 yılına ait kendisine ve kız kardeşine ait kredi kartlarından çekim yapıldığını gösteren ekstreler, banka kayıtları ve POS cihazı slipleri ile finansman ihtiyacı için kullanılan kredi kartlarının numaraları ve uyuşmazlık konusu yıla ilişkin yasal defter ve belgelerin ibrazının istenilmesi üzerine davacı tarafından bir takım belgelerin sunulduğunun belirtilmesine karşın Mahkemece söz konusu belgelere ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacı hakkında sistemdeki veriler done alınarak saptama yapılmasında eksik incelemenin varlığından söz edilemeyeceği olayda, Vergi Mahkemesince, kredi kartı kullanılması yoluyla yapılan tahsilatın bir mal veya hizmet teslimi karşılığı olmadığı, kredi kartlarının finansman temini amacıyla kullanıldığı iddiası dikkate alınarak bu hususa ilişkin sunulan bilgi ve belgeler üzerinde yakın akrabalık ve diğer hususlar dikkate alınarak bir değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken ispat yükü tersine çevrilerek yazılı gerekçeyle tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, dava konusu tarhiyatın, üzerinden hesaplandığı matrah belirlenirken sektör karlılık oranının %20 olarak kabul edildiği ancak davacı adına aynı sebepten 2010 yılı için yapılan gelir vergisi tarhiyatına ilişkin matrah hesaplanırken davacının faaliyet gösterdiği sektör karlılık oranının %6 olarak esas alındığı görüldüğünden bu duruma ilişkin çelişkinin de açıklığa kavuşturulması gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.