Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2871 E. , 2022/3660 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2871
Karar No : 2022/3660
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vegi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ortağı olduğu adi ortaklıktan alınamayan 2013 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği borcun ait olduğu 2013 yılının Aralık döneminde davacının re’sen tesis edilen adi ortaklık içinde yer almadığı hususu … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda saptandığından ortaklıktan tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emirleri içeriği vergi ve cezalara yönelik olarak düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ edildiği, davacının da içerisinde yer aldığı ortaklık adına mal varlığına rastlanmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… ve ortakları hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden organizasyon halinde sahte fatura düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle 2011 yılı için …, … ve … ile davacı adına adi ortaklık mükellefiyeti tesis edilerek 31/12/2011 tarihinde re’sen terkin edildiği, 2013 yılında … ve … adına adi ortaklık mükellefiyeti tesis edilerek 31/12/2013 tarihinde re’sen terk ettirildiği ve akabinde 2013 yılı Aralık dönemi için adi ortaklık adına vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi salınarak ortaklardan …’a tebliğ edildiği, söz konusu cezalı vergiye dava açılmaması ve borcun da ödenmemesi üzerine ortaklık adına … tarih ve … takip numaralı ödeme emri düzenlenerek …’ya tebliğ edildiği ancak söz konusu ödeme emrine karşı dava açılmadığı gibi ödemede de bulunulmaması akabinde ortaklık hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının sonuçsuz kalması nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73. maddesinin 3. fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni Temsilcilerin Ödevi” başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergide kanunilik ilkesinin bir yansıması olan ve vergi borcunun sorumluları ve tahsilini öngören kuralların yasayla düzenlenmiş olması gerekliliği karşısında, kanuni temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 213 sayılı Kanun’un 10. maddesinde adi ortaklığın kanuni temsilcisinin takibine yönelik her hangi bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.