Danıştay Kararı 3. Daire 2020/2894 E. 2022/3934 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/2894 E.  ,  2022/3934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2894
Karar No : 2022/3934

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Petrol Ürünleri Yapı Malzemeleri Otomotiv Nakliye Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2011, 2014 ve 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştiğinden söz edilemeyeceği; şirket nezdinde kesinleştiği ve mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği tespit edilen kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … ve … takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emri iptal edilmiş, … ve … takip numaralı ödeme emirleri yönünden ise dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi ve tek ortağı olan …’ın 11/10/2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı olayda, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilcinin vefat tarihinden sonra şirkete elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği dikkate alındığında şirket nezdinde usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşmiş kamu alacağından söz edilemeyeceğinden … ve … takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra değinilen ödeme emirleri iptal edilmiş, … takip numaralı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu bu nedenle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi vefat etmiş ise de bu durumun şirket adına tebligat yapılmasını engelleyen bir husus olmadığı, e-tebligat adresinin değişmediği, dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının usulüne uygun tebliğ edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Elektronik ortamda tebliğ” başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığına 213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan 456 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olan tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, şirket tüzel kişiliğinin sona ermediği anlaşıldığından dolayısıyla yukarıda yer alan düzenlemeler uyarınca şirketin elektronik adresine yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu sonucuna varıldığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.