Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/290 E. , 2022/3128 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/290
Karar No : 2022/3128
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, muhasebecilik hizmeti sunduğu … Metal Orman Ürünleri Nakliyat İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte fatura düzenleme eyleminden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu rapora istinaden değinilen şirketin 2016 yılına ait katma değer vergisi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih 3, 4 ve 8 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Muhasebecilerin, hizmet verilen mükellefin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak dışında karşıt inceleme yapmak, bilgi ve belge toplamak ya da rapor hazırlamak gibi yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle imzaladıkları beyannamelere esas alınan faturaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğunu bildiklerine yönelik somut bir tespit olmadan sorumlu tutulamalarının hukuken mümkün olmadığı, davalı idarece davacının, muhasebeciliğini yaptığı şirketin sahte fatura düzenlediğini bildiğine veya bilmesi gerektiğine dair somut tespitler ortaya koymadan ortaya çıkan vergi kaybından müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının muhasebeciliğini yaptığı … Metal Orman Ürünleri Nakliyat İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin organizasyon dahilinde komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, elde ettiği komisyon gelirine ilişkin yapılan tarhiyatın tahakkuk ederek kesinleştiği, davacının aynı organizasyon kapsamındaki başka mükelleflerin de muhasebeciliğini yaptığı, değinilen mükellefin ekonomik durumu göz önünde alındığında iktisadi ve ticari icaplara aykırı şekilde yüksek tutarlarda düzenlenen faturaların harici bir araştırma gerektirmeden sahte belge olduğunun anlaşılabileceği, bu nedenlerle davacının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 227. maddesi uyarınca imzaladığı beyannameler nedeniyle ödenmeyen kamu alacağından mükellefle birlikte sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Somut bir tespit olmaksızın dava konusu kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesinin 1. fıkrasında, 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca mükelleflerin beyannamelerinin imzalatılması ve işlemlerinin tasdik edilmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiş olup, maddenin ikinci fıkrasında ise yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarını, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.
Davacının serbest muhasebecisi ve mali müşaviri olduğu … Metal Orman Ürünleri Nakliyat İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2016 yılına ait hesap ve işlemleri sahte fatura düzenleme yönünden incelenmesi sonucu … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği raporunun düzenlendiği, bu rapor ile anılan şirketin organizasyon dahilinde komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğinin tespit edildiği, şirketin serbest muhasebecisi ve mali müşaviri olan davacı hakkında … tarih ve … sayılı SMMM Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği ve mükellef adına tarh edilen vergiler, kesilecek cezalar ve gecikme faizlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle bağlı bulunduğu Osmaniye Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce uyuşmazlık konusu ödeme emirleri düzenlendiği anlaşılmıştır.
Görüş ve Öneri Raporu’nda yer alan; asıl borçlu şirketin kuruluş tarihinden itibaren gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına yönelik ticari faaliyetinin olmadığının şirket hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu ile tespit edildiği, sahte belge düzenleme faaliyetinin başka firmalarında bulunduğu belli bir organizasyon dahilinde gerçekleştirildiği, davacının söz konusu organizasyonda yer alan … adlı mükellefin de muhasebeciliğini yaptığı, mükellefin ekonomik durumu, çalıştırdığı işçi sayısı, depo ve aracının bulunmaması gibi hususlar göz önüne alındığında düzenlenen faturaların sermayesine nazaran çok yüksek tutarlı olduğunun harici bir araştırma yapmadan anlaşılabileceği, bunun da gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini doğruladığı şeklindeki tespitler uyarınca dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan davacının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varıldığından aksi kanaatle verilen kararın bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.