Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3055 E. , 2022/4259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3055
Karar No : 2022/4259
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, …’ın sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 ve 2017 yıllarına ait gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının işe başlama bildiriminde elektronik tebligat bilgilendirme tercihleri kısmında e-posta adresi olarak … mail adresinin yer aldığı ve davalı idare tarafından dava konusu cezaya ilişkin ihbarnamelerin belirtilen e-posta adresine gönderildiğinin görüldüğü, 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıkça belirtildiği üzere, yapılacak elektronik tebligatların muhatabın elektronik tebligat adresine iletileceği, elektronik tebligat sistemine mükelleflerin başvuru esnasında kendisine verilen vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifre ile giriş yapmak suretiyle tebligatların görüntüsünü sağlayabilecekleri, elektronik imzalı tebliğ evrakının, muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı, davacının davalı idareye bildirmiş olduğu mail adresine ise sistemde bir tebliğinin bulunduğunun bildirilmesi öngörüldüğünden davalı idare tarafından tebligatın internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulan e-tebligat sistemi yerine davacının kişisel mail adresine yapılması nedeniyle, dava açma süresinin hesaplanmasında, söz konusu mail adresine yapılan tebligata ilişkin tebellüğ tarihi olarak bildirilen tarihlerin dikkate alınmaması gerektiği sonucuna varılarak davalı idarenin süre aşımı yönündeki iddiasına itibar edilmediği, … hakkında yapılan gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi tarhiyatlarının Mahkemelerince kaldırıldığı, anılan kararlara yöneltilen istinaf başvurusu üzerine Vergi Dava Dairesince Vergi Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddedildiği dolayısıyla kesilen cezaların hukuka uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için olayda iştirak fiilinin oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği, … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, asıl borçlu …’ın ifadesinde 2015 yılında bankalarla yaşadığı sıkıntılar nedeniyle bazı iş ve işlemlerinin kardeşi … ile diğer kardeşleri… ve davacıya ait firma üzerinden gerçekleştirildiği, yeğeni olan …’ın ise firmanın iç muhasebe elemanı olarak çalıştığı ve ayrıca inşaat malzemeleri satışı faaliyetinde bulunduğunu beyan etmesi üzerine davacının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden adına vergi ziyaı cezalarının kesildiği olayda, isnat edilen fiilin maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna ilişkin herhangi bir tespit veya rapor bulunmadığı, suça iştirak edildiği ve maddi menfaat sağlandığı yönünde hangi fiillerin tespit edildiğinin belirtilemediği, buna ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği, dolayısıyla vergi tekniği raporundaki saptamaların tek başına sahte belge düzenleme fiiline iştirak edildiği anlamına gelmediği ve varsayıma dayalı olarak da vergi ziyaı cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 26/07/2018 tarihli e-tebligat aktivasyonunun bulunduğu, adına düzenlenen ihbarnamelerin 08/10/2018 tarihinde e-tebliğ yoluyla tarafına tebliğ edilmesine rağmen 04/03/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımına uğradığı, … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ederek menfaat temin etmesi sebebiyle 213 sayılı Kanun’un 344. maddesi hükmü gereği davacı adına takdir komisyonu kararı uyarınca kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
Raporundaki tespitlerden, davacının adı geçen kişinin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği, bu nedenle adına 213 sayılı Kanun’un 344. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
(X)-KARŞI OY :
… hakkında düzenlenen … tarih ve…sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden, davacının adı geçen kişinin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği, bu nedenle adına 213 sayılı Kanun’un 344. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.