Danıştay Kararı 3. Daire 2020/3070 E. 2022/4049 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/3070 E.  ,  2022/4049 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3070
Karar No : 2022/4049

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir ve Çelik Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesini ihracat faaliyetinden elde ettiği yurt dışı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği ihtirazi kaydıyla veren ancak götürü gider indirimine tabi tutarı kurum kazancından indiremediği için yatırım indirimini kullanan davacı tarafından, tevkifata tabi olan yatırım indirimi için verilen muhtasar beyanname üzerine tahakkuk ederek ödenen gelir (stopaj) vergisinin götürü gider tutarına isabet eden 3.600.802,87-TL’nin ödeme tarihi olan 29/04/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere, hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceğinin düzenlendiği, götürü gider indiriminden yararlanabilmek için, yapılan işin maddede sayılan faaliyetlerden olması ve giderin anılan faaliyetler nedeniyle yapılmış olmasının yeterli olduğu, giderlerin belgelendirilmesi ve yasal defterlere kaydedilmesi gibi şartların aranmadığı görüldüğünden, kurum kazancının tespitinde ihracattan elde edilen hasılatın binde beşinin götürü gider olarak indiriminin kabul edilmemesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, davacı şirketçe götürü gider indirimi yerine kullanılan yatırım indirimi üzerinden tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin götürü gider tutarına isabet eden kısmı kaldırılmış, hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirildiği sonucuna ulaşılan verginin, ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesi kapsamında tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Kanun’un 40. maddesi ve 194 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; götürü gider indiriminden yararlanılabilmesinin ilk şartının harcamanın yapılmış olması, ikincisinin ise gider olarak kaydedilmesi olduğu, harcamanın yapıldığının ancak kayıtla ispatlanabileceği, mükelleflerin yurt dışındaki işleriyle ilgili belgesiz giderlerinin ancak muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının indirilebileceği hususu dikkate alınmaksızın verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ :
193 sayılı Kanun’un 40. maddesinin 1. fıkrasında, götürü gider indiriminin; yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere öngörüldüğü, götürü gider indiriminden yararlanılabilmesi için öncelikle bir harcamanın bulunması gerektiği, yurt dışında herhangi bir gider yapılmadan, hasılat tutarının binde beşinin hiçbir kayıt ve şart gözetilmeksizin indirilmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinden, davacının yurt dışındaki işleri nedeniyle belgesiz harcaması bulunduğu yönünde herhangi beyan ve iddiası da bulunmadığından; temyiz isteminin kabulüyle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.