Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3463 E. , 2022/4244 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3463
Karar No : 2022/4244
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca bozulması üzerine söz konusu bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2010 yılının Ocak ve Mayıs dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı …, … Nakliyat Hafriyat Maden Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Emlak İnşaat Turizm Gıda Tekstil Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi, … İnşaat Metakimya Gıda Elektrik ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, … ile … Hırdavat Nakliye İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki saptamalardan düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İnceleme raporunun varsayıma dayalı olarak düzenlendiği, somut veriye dayanmadığı, sahte fatura düzenlediği iddia olunan firmalardan alımlarının gerçek olduğu ve bedellerinin banka kanalıyla ödendiği, bilerek ve isteyerek gerçeği yansıtmayan faturaların kullanıldığına ilişkin bir tespit olmadığından kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının hukuka aykırı düştüğü, 2009 yılı için katma değer vergisi ve kurumlar vergisi yönünden 6111 sayılı yasaya istinaden matrah artırımında bulunulduğu, 2009 yılı için inceleme yapılarak sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ :Davacı şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği hususunun 17/09/2015 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/05/2020 tarih ve E:2020/83, K:2020/572 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi uyarınca 14/09/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu hususun 17/09/2015 tarih ve 8908 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, davacı şirketin davanın devamı sırasında ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği ve dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.