Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4845 E. , 2022/4787 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4845
Karar No : 2022/4787
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Kimya ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2010 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 19/04/2007 ila 12/12/2013 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısının “muhatabın” kısmında şirket unvanının yer aldığı, “iş yeri adresi” kısmında, şirket müdürü … ismi yazılarak “… Mh. … Sk. No:… Gebze/Kocaeli” adresinin gösterildiği, tebligatın, muhatabın adreste olmadığına ilişkin kayıt düşülerek eşi “…” imzasına 05/04/2019 tarihinde yapıldığı, bu tebligat öncesinde, asıl borçlu şirket adına tebliğ yoluna gidildiğini gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekirken şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102.ve devamı maddelerine uygun olarak tebliğ edilmediği, bu haliyle asıl borçlu şirket hakkında takibin kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usule uygun şekilde şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle kanuni temsilcisinin adresinde tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 19/04/2007 ila 12/12/2013 tarihleri arasında kanuni temsilci olduğu … Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Kimya ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 31/12/2013 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, dava konusu ödeme emri içeriği 2010 yılının Ocak ila Mayıs dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirket adına sahte fatura kullanma nedeniyle yapılan tarhiyattan kaynaklandığı, değinilen kamu alacaklarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin şirketin faaliyetinin ve bilinen bir adresinin bulunmaması nedeniyle o tarihte şirket yetkilisi olan … adres kayıt sisteminde gözüken “… Mh. … Sk. No:… Gebze/Kocaeli” adresinde eşine tebliğ edildiği, davacı adına değinilen kamu alacaklarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıfların ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin;
1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu,
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumlu tutularak, 213 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca takip edilebilmesi için, kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kanuni temsilciye duyurulmasından önce, borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşmiş bulunmasına rağmen vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekir.
Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin 31/12/2013 tarihi itibariyle işini bırakmış sayılarak mükellefiyetinin terkin edildiği dikkate alındığında, bilinen bir adresinin bulunmaması nedeniyle şirket adına düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin kanuni temsilcisinin ikamet adresinde tebliğe çıkarılması ve burada eşine tebliği usule uygun olduğundan kesinleşen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil olanağının bulunup bulunmadığı ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilebilmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığı yönlerinden yapılacak inceleme ve araştırma sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ödeme emrini yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi karanının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.