Danıştay Kararı 3. Daire 2021/1399 E. 2022/4710 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/1399 E.  ,  2022/4710 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1399
Karar No : 2022/4710

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılların tüm dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, …, … isimli şahıslarla birlikte sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği hususunun … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla tespit edildiği ve bu şahıslar arasında eşit hisseli adi ortaklık tesis edilerek dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, söz konusu vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığını ve davacı ile birlikte komisyon karşılığında düzenlendiğini gösterdiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, süregelen rahatsızlığı nedeniyle yürütmüş olduğu muhasebecilik faaliyeti kapsamındaki işlerini birlikte çalıştıkları kişilere devrettiği, sahte fatura düzenleme fiiliyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının muhasebeciliğini yaptığı …… hakkında düzenlenen …tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, süreli yayınların basım hizmetleri faaliyetinde bulunmakla iken 31/12/2016 tarihinde faaliyetini terk ettiği, Form Ba-Bs sorgulamasında 2014, 2015 ve 2016 yıllarında (2015 yılında 8.000 TL tutarındaki alış beyanı hariç) herhangi bir alış beyanının bulunmadığı, beyannamelerinin baskın yapılan davacının tek ortağı olduğu …Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketinin mali müşavirlik firması tarafından verildiği, 2014 ve 2015 yıllarında 6736 sayılı Kanun kapsamında matrah artırılması nedeniyle bu yıllar için herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, 09/10/2014 tarihli işe başlama yoklamasında, 25/09/2014 tarihinde faaliyetine başladığı, faaliyet konusunun matbaa, baskı olduğu, çalışanının bulunmadığı, 45 metrekare işyerinde demirbaş olarak 2 baskı makinesi, 1 kesici, 2 bilgisayar, 1 fotokopi makinası, 1 yazıcının bulunduğu, muhasebe faaliyetlerinin …SMMM Limited Şirketince (…SMMM Limited Şirketi Eski unvanı) tarafından yürütüldüğü, aylık kira bedelinin 800,00-TL olduğu, yapılan tebligatlara rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, adına kayıtlı motorlu taşıtın bulunmadığı, 2016 yılında katma değer vergisi hariç 16.404.632,63 TL matrah beyan ettiği, ancak bu yılda 20.021,74-TL ödenecek katma değer vergisinin hesaplandığı ve 4.821,07-TL’sini ödendiği, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken 55.477,65-TL vergi borcu bulunduğu, yüksek hacimli iş yapmasına rağmen muhtasar beyannamelerine göre çalışanın olmadığı, yüksek hacimde ticaret yapacak kapasiteye sahip olmadığı, 2016 yılı satışlarının %91’ini yaptığı …Dış Ticaret Ve Danışmanlık Limited Şirketinin hakkında sahte belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporunun bulunduğu ve aynı mükellefin muhasebe işlerinin de …Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketinin tarafından yürütüldüğü, muhasebe işlerini yapan anılan şirket çalışanı …’un ifadesinde …’e gönderilen defter belge isteme yazısının incelenen firma ile ilgili muhatap oldukları … isimli şahsa verildiğinin beyan edilmesi üzerine bu şahsın ifadesine başvurulduğu, alınan ifade ve yapılan karşıt incelemelerde, mükelleften mal alımında bulunan firmaların …’ü tanımadıkları, … isimli şahısla irtibata geçtikleri yönündeki ifadeler sonucunda bu iş yerinin … isimli şahsa ait olduğu, vergiden kaçınmak için adına mükellefiyet tesis ettirmediği, fatura isteyen mükelleflere fatura vermek amacıyla … ile anlaşarak onun adına mükellefiyet tesis ettirildiği kanaatine varıldığı, … Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Limited Şirketinin şirketin yetkilisi davacı …’ın konu hakkında bilgisinin bulunmadığı yönündeki beyanına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, …, … ve … isimli şahısların 2016 yılında birlikte komisyon karşılığında sahte fatura düzenledikleri ve komisyon geliri elde ettikleri belirtilerek adi ortaklık tesis edilerek takdir komisyonu kararına istinaden dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği öngörüldükten sonra vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmayan tanık anlatımının kanıtlama aracı olarak kullanılamayacağı, ekonomik ticari ve teknik gereklere uygun düşmeyen ve olayın özelliğine göre olağandışı alışılmamış bir durumun, iddia eden tarafından kanıtlanması gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda sözü edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler, serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik faaliyeti yürüten meslek mensubu olan davacının, organize hareket ederek adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlediğini ortaya koymaya yeterli olmadığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin bir katına isabet eden vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin bir katına isabet eden vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın; geçici vergi ve üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.