Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1761 E. , 2022/4947 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1761
Karar No : 2022/4947
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) … Tarım ve Orman Ürünleri Yem Nakliye Akaryakıt Gıda Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, bayisi olduğu Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım Anonim Şirketinden aldığı bayilik primini gelir olarak kaydetmediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezası ile aynı yılın Ocak-Mart dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1 ve 6. bentleri gereği kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, tanzim ettiği bir kısım faturaların sahte olduğu, faturalarını kayıtlarına aldığı …, … Lojistik Danışmanlık ve Depolama Anonim Şirketi ile … Yapı Elemanları İnşaat Elektrik Madencilik Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiği, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım Anonim Şirketinden aldığı bayilik primininin gelir niteliği taşıdığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu, prim geliri yönünden fatura düzenlememenin ve davacı şirketin yasal defter kayıtları ile bankalardan gelen hesap ve çek bilgilerinin uyumsuz olmasının özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirdiği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2015 yılının Haziran dönemine ait olup 2016 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezası ile kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile geçici vergi ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım Anonim Şirketi tarafından gönderilen bayilik primi tutarının bir gelir değil kredilendirme niteliği taşıdığı, 2001 yılında kurulan ve iki şubesiyle faal olan şirket hakkında yapılan yoklamalar ve çalışan işçi sayısı dikkate alınmaksızın sahte fatura düzenleyicisi olarak kabul edildikleri, motorin alımlarında … Seyahat Anonim Şirketinin banka yoluyla kredi kartı ödemelerinden hareketle gerçek alış ve satışları net bir şekilde belirtilmeden ve sahte fatura düzenleyicisi olduğu iddia edilen …’dan 22/07/2016 tarihinden itibaren alışların olduğu göz önüne alındığında anılan tarihten önce 1.045.730,73-TL tutarında motorin alışlarının bulunmasına rağmen raporda bu hususa değinilmediği, brüt satış karlılık oranı ile faaliyet karı oranının raporunda tespit edildiği gibi olmadığı, tutarsızlık içeren vergi tekniği raporunun gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, ilk derece mahkemesi kararında bir kat vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrüre yönelik karar verilmediği, bu hususun istinaf aşamasında da dikkate alınmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca yapılan tarhiyat ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin yukarıda sözü edilen kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Üçüncü Dairesinin 25/04/2022 tarih ve E:2021/1761 sayılı ara kararı ile davacı şirketin 31/12/2020 tarihine kadar yetkilendirdiği Avukat … tarafından 12/02/2021 tarihinde temyiz başvurusuna dair dilekçenin geçerli bir vekaletname ibraz edilmeksizin imzalandığı ve dava dosyasına sunulduğunun görüldüğü, bu itibarla davacıdan temyiz istemine ilişkin dilekçenin kayda girdiği 12/02/2021 tarihini de kapsayacak şekilde yargı yerlerinde temsil yetkisinin avukata verildiğini gösteren vekaletname veya davacı tarafından bizzat veya yasal temsilcisi (dayanak belgeyle) imzalanacak temyiz istemine dair iki örnek dilekçenin istenildiği, gereğinin yerine getirilmemesi halinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceğinin duyurulmasına karşın söz konusu eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı ve dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin gösterileceği; 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçelerinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususunun, kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunacağı, bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya bölge idare mahkemesince karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun görülmüştür.
Davacı şirkete ait temyiz dilekçesinde imzası bulunan Avukat …’ın vekaletnamenin süresinin dolması nedeniyle temsil yetkisi bulunmadığından, davacıdan temyiz istemine ilişkin dilekçenin kayda girdiği 12/02/2021 tarihini de kapsayacak şekilde yargı yerlerinde temsil yetkisinin avukata verildiğini gösteren vekaletname veya davacı tarafından bizzat veya yasal temsilcisi (dayanak belgeyle) imzalanacak temyiz istemine dair iki örnek dilekçenin istenilmesine karşın davacı şirket tarafından ara kararı gereğinin süresi içinde yerine getirilmediği görüldüğünden 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Davacının TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNMAMIŞ SAYILMASINA,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.