Danıştay Kararı 3. Daire 2021/2183 E. 2022/5372 K. 12.12.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2183 E.  ,  2022/5372 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2183
Karar No : 2022/5372

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde … Reklam Müzik Prodüksiyon Organizasyon Turizm Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2010 ila 2012, 2015, 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … , … tarih ve …, … tarih ve …, … tarih ve … ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı,… tarih … ,… tarih ve … , … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği, Mahkemelerince verilen ara kararlara rağmen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin dayanağı olan ihbarnamelerin tebliğ edildiğini tevsik edici belgeler ibraz edilmediğinden usulüne uygun kesinleşmeyen amme alacağına ilişkin olarak düzenlenen sözü edilen dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle dava konusu … tarih ve … takip numaralı ödeme emri iptal edilmiş, diğer ödeme emirleri yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği halde dava konusu edilmediği, ihtilafsız kesinleşen amme alacağının tahsili için ödeme emrinin tanzim edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca mali tebliğlerde de kapıya yapıştırma usulülünün uygulanacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin tasfiyesinin tamamlandığı hususunun 07/01/2020 tarih ve 9988 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, davacı şirketin davanın devamı sırasında ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 12/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.