Danıştay Kararı 3. Daire 2021/22 E. 2022/5090 K. 01.12.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/22 E.  ,  2022/5090 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/22
Karar No : 2022/5090

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Denizcilik Yük Sabitleme Lojistik ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılında bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle sonraki yıla devreden indirilebilecek katma değer vergisinin bulunmadığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca Şubat, Mart, Mayıs ila Ağustos ve Ekim 2014 dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın önceki yıldan indirilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu Nisan, Temmuz ila Aralık 2013 dönemleri için yapılan katma değer vergisi tarhiyatına karşı açılan dava, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2012 yılına ait olup 2013 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Alımlarının gerçek ve faaliyet konusuyla ilgili olduğu, ödemelerin banka yoluyla çekle gerçekleştirildiği, gerçek mahiyet araştırılmaksızın kayıtlarına aldığı faturaların sahte olarak kabul edildiği, somut bir tespit olmaksızın varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ:Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de katma değer vergisinin indirim ve devir özelliğinden kaynaklanan 2014 yılı için salınan dava konusu fark vergilerin 2013 yılında gerçekleşen vergiyi doğuran olaydan kaynaklandığı, dolayısıyla 2013 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının, devreden katma değer vergisinin azaltılmasından kaynaklanan Şubat, Mart, Mayıs ila Ağustos ve Ekim 2014 dönemleri için kesilen ceza bakımından tekerrüre esas alınamayacağından vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararının bu hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istenimin kabulü, diğer hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünümektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, 2013 yılında sahte faturaları kayıtlarına intikal ettirdiği ve bu faturalarda yer alan indirimlerin reddedilmesi suretiyle izleyen döneme devreden indirilecek katma değer vergisi bulunmadığından bahisle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre uyuşmazlık dönemleri için re’sen katma değer vergisi salındığı ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19. maddesinde; vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, 339’uncu maddesinde ise vergi ziyaına sebebiyet vermekten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 10. maddesinin (a) işaretli bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 29. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı maddenin 3. fıkrasında ise indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Dava konusu tarhiyatın, davacı tarafından 2013 yılında bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara konu indirimlerin reddedilmesi sonucunda izleyen yıla devreden indirilebilecek katma değer vergisi tutarının olmadığı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta vergiyi doğuran olayın, sahte faturaların yasal defter ve kayıtlara alınmak suretiyle haksız indirime sebebiyet verildiği 2013 yılında gerçekleştiğinin kabulü sözü edilen düzenlemelerin gereğidir.
213 sayılı Kanun’un düzenlemesine yukarıda yer verilen 339. maddesine göre, tekerrüre esas alınacak vergi ziyaı cezasının, tekerrür nedeniyle artırılarak kesilecek vergi ziyaı cezasının ilgili olduğu takvim yılından önceki yılda kesinleşmesi zorunludur.
Buna göre, 2013 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası esas alınarak, vergiyi doğuran olayın aynı yılda gerçekleştiği dava konusu Şubat, Mart, Mayıs ila Ağustos ve Ekim 2014 dönemlerine ilişkin katma değer vergisine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak uygulanmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4.Kararın; vergi ziyaı cezasının, tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 01/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Kanun’un “Tekerrür” başlıklı 339. maddesinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, tekerrüre esas alınan cezanın, 2012 yılına ilişkin olarak kesilip 2013 yılında kesinleştiği dikkate alındığında Şubat, Mart, Mayıs ila Ağustos ve Ekim 2014 dönemlerine ilişkin katma değer vergisine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin bu yönden de reddi gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.