Danıştay Kararı 3. Daire 2021/2309 E. 2022/4949 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2309 E.  ,  2022/4949 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2309
Karar No : 2022/4949

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) … Tarım ve Orman Ürünleri Yem Nakliye Akaryakıt Gıda Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, davacı şirket yetkilisinin şahsi ödemesini gider olarak kaydettiği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ile kurumlar vergisi ve aynı yılın Ekim-Aralık dönemine ait geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezası ile Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ait geçici vergi üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1 ve 6. bentleri gereği kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, tanzim ettiği bir kısım faturaların sahte olduğu, faturalarını kayıtlarına aldığı …, … Lojistik Danışmanlık ve Depolama Anonim Şirketi ile … Yapı Elemanları İnşaat Elektrik Madencilik Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerden düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiği, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım Anonim Şirketinden aldığı bayilik priminin gelir niteliği taşıdığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu, davacı şirketin yasal defter kayıtları ile bankalardan gelen hesap ve çek bilgilerinin uyumsuz olmasının özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirdiği, öte yandan komisyon geliri nedeniyle fatura düzenlenmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2015 yılının Haziran dönemine ait olup 2016 yılı içerisinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle bir ve üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen bir ve üç kat vergi ziyaı cezası, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 6. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının; geçici vergi üzerinden kesilen ve bir katı aşan vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddi dışındaki hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, kararın değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle geçici vergi üzerinden kesilen ve bir katı aşan vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf istemi kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra söz konusu vergi ziyaı cezasının, geçici verginin bir katını aşan kısmı kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ortaklar cari hesabından finansman giderleri hesabına transfer yapılmak suretiyle ortağa ait olan giderin şirket gideri olarak gösterilerek kurum kazancının azaltıldığı iddiasının hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan varsayımdan ibaret olduğu, ödemenin şirketin yapmış olduğu bir sözleşmeden doğan cezai şart karşılığı teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle şirketin zararı olduğu, 2001 yılında kurulan ve iki şubesiyle faal olan şirket hakkında yapılan yoklamalar ve çalışan işçi sayısı dikkate alınmaksızın sahte fatura düzenleyicisi olarak kabul edildikleri, motorin alımlarında … Seyahat Anonim Şirketinin banka yoluyla kredi kartı ödemelerinden hareketle gerçek alış ve satışları net bir şekilde belirtilmeden ve sahte fatura düzenleyicisi olduğu iddia edilen …’dan 2017 yılının Temmuz dönemine kadar alışların olduğu göz önüne alındığında anılan tarihten sonra anılan mükelleften motorin alışı olmamasına rağmen taraflarına sahte fatura düzenlediklerinden bahisle komisyon geliri hesaplandığı, brüt satış karlılık oranı ile faaliyet karı oranının raporunda tespit edildiği gibi olmadığı, tutarsızlık içeren vergi tekniği raporunun gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin yukarıda sözü edilen kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay Üçüncü Dairesinin 25/04/2022 tarih ve E:2021/2309 sayılı ara kararı ile davacı şirketin 31/12/2020 tarihine kadar yetkilendirdiği Avukat … tarafından 12/02/2021 tarihinde temyiz başvurusuna dair dilekçenin geçerli bir vekaletname ibraz edilmeksizin imzalandığı ve dava dosyasına sunulduğunun görüldüğü, bu itibarla davacıdan temyiz istemine ilişkin dilekçenin kayda girdiği 12/02/2021 tarihini de kapsayacak şekilde yargı yerlerinde temsil yetkisinin avukata verildiğini gösteren vekaletname veya davacı tarafından bizzat veya yasal temsilcisi (dayanak belgeyle) imzalanacak temyiz istemine dair iki örnek dilekçenin istenildiği, gereğinin yerine getirilmemesi halinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceğinin duyurulmasına karşın söz konusu eksikliğin giderilmediği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı ve dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin gösterileceği; 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçelerinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususunun, kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunacağı, bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya bölge idare mahkemesince karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1 bendi gereği kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Dairemizce de uygun görülmüştür.
Davacı şirkete ait temyiz dilekçesinde imzası bulunan Avukat …’ın vekaletnamenin süresinin dolması nedeniyle temsil yetkisi bulunmadığından, davacıdan temyiz istemine ilişkin dilekçenin kayda girdiği 12/02/2021 tarihini de kapsayacak şekilde yargı yerlerinde temsil yetkisinin avukata verildiğini gösteren vekaletname veya davacı tarafından bizzat veya yasal temsilcisi (dayanak belgeyle) imzalanacak temyiz istemine dair iki örnek dilekçenin istenilmesine karşın davacı şirket tarafından ara kararı gereğinin süresi içinde yerine getirilmediği görüldüğünden 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1 bendi gereği kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Davacının TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNMAMIŞ SAYILMASINA,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.