Danıştay Kararı 3. Daire 2021/2326 E. 2022/2410 K. 24.05.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/2326 E.  ,  2022/2410 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2326
Karar No : 2022/2410

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …’ün bilgilerini kullanarak taklit ettiği faturaların komisyon karşılığı satışından elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararı uyarınca 2017 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Takdir edilen matrahların dayanağı olan vergi tekniği raporunda yer alan tespitler ile davacının adı geçen mükellefin bilgilerini kullanarak komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte fatura düzenlediğini kanıtlamaya yeterli olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Takdir komisyonu kararına dayanak alınan vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerden; …’ün faturalarının 2008 yılından beri taklit edildiği, davacının ofisinde 26/11/2014 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen bilgi ve belgeler ile işyerinde sekreter olarak çalışanın ifadeleri, mükellef adına tanzim edilen taklit faturaların, 2014 yılında davacı tarafından düzenlendiğini göstermekle birlikte …’ün faturalarının uzun süredir taklit edilmeye devam olunduğu, mükellef faturalarının, 2009 ila 2012 yıllarında başkaca şahıslarca taklit edildiğinin tespit edildiği, 2013 ila 2017 yıllarında kim ya da kimler tarafından taklit edildiğinin anlaşıldığı, öte yandan 26/11/2014 tarihli aramada yapılan tespitlerin varsayımla sonraki yıllara da teşmil edildiği halde mükellef faturalarının, 2014 yılından sonra da davacı tarafından taklit edildiğinin kabulünü gerektirecek başkaca somut bir tespit bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası kaldırılmış, davalı idarenin istinaf başvurusu ise bu nedenle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhbarnamelerde geçici verginin aranmayacağının belirtildiği, taklit fatura düzenlediği tespit edilen davacı adına takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiştir.
Takdir edilen matrahların dayanağı olan vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden davacının mükelleflerin bilgilerini kullanarak komisyon geliri elde etmek amacıyla sahte fatura düzenlediği anlaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.