Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2919 E. , 2022/4308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2919
Karar No : 2022/4308
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Çelik Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmüne uyan … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2006 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemleri için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353’üncü maddesinin 1’inci bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması ve katma değer vergisine ilişkin vergi inceleme raporunun 2006 Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin sonuç kısmı ile azaltılan tutar dikkate alınarak yeniden beyanname verilmesi hususunu davacıya duyuran … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece beyannamelerinin re’sen düzeltilmediği ve davacı tarafından da düzeltme beyannamelerinin verilmediği aşamada, bu haliyle vergi inceleme raporu ve düzeltme beyannamesi verilmesini belirten işlem yönünden ortada idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, vergi inceleme raporu ve düzeltme beyannamesi verilmesini belirten işlem yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiş, davanın kısmen kabul, kısmen incelenmeksizin ret ile sonuçlandığı belirtilerek davacı ve davalı idare lehine 2021 yılına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki duruşmalı işler için belirlenen 2.940-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, … tarih ve … sayılı işlemin kesin ve icrai nitelikte olduğu, idari davaya konu olabileceği, incelenemeyeceği yönündeki kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemler hukuka uygun olduğundan davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idarece savunma verilmemiştir.
Davacı tarafça, davalı idarenin temyiz dilekçesinin herhangi bir temyiz sebebi içermediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin reddi, davalı idare temyiz isteminin kararın; yargılamanın önceki aşamalarında kanun yolları tüketilmek suretiyle kesinleşen hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddi, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin kabulüyle değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Galvanizli demir/çelik tel imalatı alanında faaliyet gösteren davacı adına, çinko hammaddesinin kapasite raporuna göre imalata sevki gereken miktardan daha fazlasının kullanılmış gibi gösterilerek dönem sonu stoğunun noksan belirtildiği, noksan bırakılan çinko hammaddesinin belgesiz satıldığı yönündeki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2006 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, aynı yılın Ekim-Aralık dönemleri için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması ve katma değer vergisine ilişkin vergi inceleme raporunun 2006 Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi azaltıldığından takip eden dönem beyannamelerinin düzeltilmesi, ortaya çıkacak vergi farkının cezalı olarak tarh edilmesi yönündeki değerlendirmesine dayanılarak, azaltılan tutar dikkate alınarak yeniden beyanname verilmesi hususunu davacıya duyuran … tarih ve … sayılı işlemin ve sözü edilen raporun sonuç kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
…Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu tarhiyat ve özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, … tarih ve … sayılı Katma Değer Vergisi İnceleme Raporunun “mükellef kurumun 2006/Aralık döneminden 2007/Ocak dönemine devreden katma değer vergisi tutarının 186.730,85 TL tutarında olması gerektiği ve bu tutarın dikkate alınması neticesinde 2007/Ocak ve müteakip dönem beyannamelerinin düzeltilmesi ve yapılan düzeltme neticesinde müteakip vergilendirme dönemlerinde ortaya çıkacak olan vergi farkının mükellef kurum adına cezalı olarak tarh edilmesi” şeklindeki sonuç kısmını ve bu rapor doğrultusunda davalı idarece tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemi iptal edilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu karara yöneltilen temyiz istemi üzerine Danıştay Üçüncü Dairesinin 11/10/2018 tarih ve E:2016/4625, K:2018/5157 sayılı kararıyla Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası onanmış, 2006 yılına ilişkin katma değer vergisi vergi inceleme raporunun, devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin sonuç kısmı ile davaya konu edilen işlemin iptaline yönelik hüküm fıkrası bozulmuş, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi ise reddedilmiştir.
Bozma hükmüne uyan Vergi Mahkemesi temyiz istemine konu kararla, vergi inceleme raporunun, devreden katma değer vergisinin azaltılmasına ilişkin sonuç kısmı ile davaya konu edilen işlem yönünden davayı reddetmiş, yargılamanın önceki aşamalarında kanun yolları tüketilmek suretiyle kesinleşen hüküm nedeniyle yargılama sürecinde avukat aracılığıyla temsil edilen davacı lehine 2021 yılına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki duruşmalı işler için belirlenen 2.940-TL vekalet ücretine hükmetmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, hukuka aykırı karar verilmesi bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu kararın incelenmeksizin redde ilişkin hüküm fıkrasının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 11/10/2018 tarih ve E:2016/4625, K:2018/5157 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargı mercilerince verilen kararların Danıştay tarafından kısmen bozulup kısmen onandığı hallerde, yargı yerlerince bozmaya uyulması halinde, davanın onanarak kesinleşen kısmına ilişkin yeniden hüküm kurulamayacağı, davanın taraflarının ancak aleyhine sonuç doğuran hüküm fıkralarına karşı yasal başvuru yollarını kullanılabileceği, olayda Vergi Mahkemesince Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmüne uymak suretiyle, diğer hüküm fıkralarının onandığı ve bozulan kısma hasren yargılama yapıldığı belirtildikten sonra, vergi inceleme raporu ve düzeltme beyannamesi verilmesini belirten işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddi ile yargılamanın önceki aşamalarında kanun yolları tüketilmek suretiyle kesinleşen kısma ilişkin kurulduğundan, kesinleşen hükmün bozulmasının istenmesinde hukuki yararı bulunmayan davalı idare temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmiştir.
Ancak, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası Danıştay Üçüncü Dairesinin 11/10/2018 tarih ve E:2016/4625, K:2018/5157 sayılı kararıyla kesinleştiğinden, bozma hükmüne uyulmak suretiyle bozulan kısma hasren yapılan yargılama sonucunda daha önce kesinleşen hüküm fıkrası nedeniyle davalı idare aleyhine yeniden ve güncel vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, yargılamanın önceki aşamalarında kanun yolları tüketilmek suretiyle kesinleşen hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Davalı İdarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne,
5. Kararın, davalı idare aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
6.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
7. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.