Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3154 E. , 2022/3905 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3154
Karar No : 2022/3905
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
İflas Masası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010 yılı için ikmalen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirkete 18/09/2009 tarihinde tebliğ edilerek uzlaşma neticesinde 24/11/2009 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının, 2010 yılına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2009 yılında uzlaşma neticesinde kesinleşen 80-TL ve 420- TL tutarındaki vergi ziyaı cezalarının dava konusu yüksek tutarlı vergi ziyaı cezalarında tekerrüre esas alınmasının hakkaniyete uygun olmadığı, tekerrüre ilişkin hükmün amacının aşılarak orantısız ve ağır bir ceza ile karşı karşıya bırakıldıkları ileri sürerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile tekerrür nedeniyle artırılan vergi ziyaı cezasının, daha önce kesinleşerek tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezalarından yüksek tutarlı olanı aşan kısmı yönünden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, 2010 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak ikmalen kurumlar vergisi salındığı, bir kat vergi ziyaı cezasının; 2009 yılında uzlaşma sonucu kesinleşen 80-TL ve 420-TL tutarındaki cezalar esas alınarak tekerrür nedeniyle artırıldığı, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyan Vergi Mahkemesince, vergi ziyaı cezasının tekerrürle artırılan kısmı yönünden de davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 38. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinin birinci fıkrasında; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkında Kanun’un “Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem” başlıklı 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kural altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Mahkemesi kararının; vergi ziyaı cezasının, tekerrür hükümlerince artırılan 420-TL’lik kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.
Kamu düzeni kaygısıyla ortaya çıkan usuli kazanılmış hakkı yargılamada kesintisiz uygulamak hak ve adalete aykırı sonuçlar doğuracağından, yine kamu düzeni gözetilerek söz konusu hakka istisnalar getirilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen düzenlemesinin iptali istemiyle yapılan başvurunun görüşüldüğü Anayasa Mahkemesi kararında, usuli kazanılmış hak ilkesini hukuki güvenliği sağlama ve kamu yararını gerçekleştirme amacıyla kanun hükmü niteliğine kavuşturan kanun koyucunun, meşru amaçlarla ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yargılamanın hakkaniyet, hukukun üstünlüğü gibi ilkelerin görmezden gelinerek ya da temel hak ve özgürlükler ihlal edilerek sonuçlandırılması yolunda bir iradesinin varlığından söz etmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan cezanın uygulanması ceza hukukunun genel ilkelerinden olup bu durum usuli kazanılmış hakkın da istisnasını oluşturduğundan, 213 sayılı Kanun’un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan tutarının 420-TL’yi aşan kısmının kaldırılması gerekeceğinden, Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine,
2.Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının; vergi ziyaı cezasının, tekerrür hükümlerince artırılan …-TL’lik kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerince artırılan …-TL’yi aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.